INVALID in Turkish translation

['invəlid]
['invəlid]
geçersiz
invalid
override
void
inadmissible
in valid
null
nullified
defunct
to overrule
sakat
lame
bad
invalid
gimpy
wonky
hurt
injury
crippled
handicapped
disabled
hasta
sick
patient
ill
sickly
infected
ailing
yatalak
bedridden
invalid
laid up
's confined
to the housebound
bed-ridden
in bed
geçersizliği
invalid
override
void
inadmissible
in valid
null
nullified
defunct
to overrule
geçersizdir
invalid
override
void
inadmissible
in valid
null
nullified
defunct
to overrule
sakatım
lame
bad
invalid
gimpy
wonky
hurt
injury
crippled
handicapped
disabled
sakata
lame
bad
invalid
gimpy
wonky
hurt
injury
crippled
handicapped
disabled
sakattır
lame
bad
invalid
gimpy
wonky
hurt
injury
crippled
handicapped
disabled
malul
disabled
are casualties
invalid

Examples of using Invalid in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm a 100 percent invalid, Nothing! but everyone finds fault with me.
Yüzde yüz sakatım… ama herkes bende kusur buluyor. Hiçbir şey.
Drebin! Agh! Look what he's doing to that invalid!
Drebin! Şu sakata yaptıklarına bakın!
An incomprehensible testimony is an invalid testimony.
Tanığın söyledikleri anlaşılmıyorsa, tanıklığı geçersizdir.
I know you're not.- I'm not an invalid.
Yatalak değilim.- Biliyorum olmadığını.
Dear Imaginary Invalid, come as soon as you can.
Gelin. Sevgili hayali hasta, en kısa zamanda.
Right there. i'm not an invalid.
Ben sakat değilim, tanığım, öyle değil mi?
She took time off from her practice to help a bitter old invalid.
Bu aksi, yaşlı sakata yardım etmek için izin aldı.
Captain Pike is a complete invalid.
Kaptan Pike tamamen sakattır.
How's our little invalid treating you?
Şu küçük yatalak sana nasıl davranıyor?
Dear Imaginary Invalid, come as soon as you can.
Sevgili hayali hasta, en kýsa zamanda bizi görmeye gel.
I'm not an invalid. right there?
Ben sakat değilim, tanığım, öyle değil mi?
Denied. Captain Pike is a complete invalid.
Talebiniz reddedilmiştir. Kaptan Pike tamamen sakattır.
I can walk if I like. I'm not an invalid.
Yatalak değilim, istersem yürüyüşe çıkabilirim.
I am not an invalid.
Hasta değilim.
I'm sick, not an invalid.
Hastayım, sakat değil.
If I was an invalid, I would give up now.
Eğer yatalak olsaydım, şu anda her şeyden vazgeçerdim.
I'm not invalid.
Hasta değilim ben.
Not least because I'm about to burst and mum's an invalid.
Çünkü doğurmak üzereyim ve… annem sakat.
We're seeing Moliere's Imaginary Invalid.
Molièrein Hayali Hasta'' sını izleyeceğiz.
I am not an invalid, Gina.
Yatalak değilim Gina.
Results: 498, Time: 0.0638

Top dictionary queries

English - Turkish