IRONS in Turkish translation

['aiənz]
['aiənz]
demir
iron
steel
anchor
ferrous
irons
ütü
iron
pressing
ütülüyor
iron
demirleri
iron
steel
anchor
ferrous
ütüler
iron
pressing
ütüleri
iron
pressing
demirlerle
iron
steel
anchor
ferrous
demirden
iron
steel
anchor
ferrous
bu demirler

Examples of using Irons in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bring the irons.
Demirleri getirin.
Get those irons away!
O ütüleri benden uzak tut!
Samuel Irons, Engineering Specialist.
Samuel Irons, mühendislik uzmanı.
Be sure to tighten the screw on the right, or the irons will slide down the post.
Doğru vidaları sıkmayı unutma yoksa demir kıskaçlar direkten aşağıya kayar.
We really used clothing irons to laminate things.
Zamanımızda sahiden de bir şeyleri kaplamak için ütü kullanırdık.
The shit with the irons?
Boklu demirlerle mi?
Get the leg irons.
Bacak ütüler al.
We're going to need angle irons and differential pulleys to lift it.
Onu kaldırmamız için köşebent demirleri ve farklı makaralara ihtiyacımız olacak.
Charge up! Get those irons away!
O ütüleri benden uzak tut! Şarj et!
like Al Pacino or Jeremy Irons.
Al Pacino veya Jeremy Irons gibi.
They are distinguished from standard American waffles by their use of 1½" depth irons.
Standart Amerikan wafflelerinden 1½ derinlikli demir kullandıklarından ayırt edilirler.
I mean, the guy irons.
Yani, adam ütü yapıyor!
Toaster ovens, steam irons, blow-driers- Whole families are pitching in.
Ekmek kızartıcılar, buharlı ütüler, şaç kurutucular, tüm aileler katılıyorlar.
My mother irons. My father steals.
Annem demirlerle, babam çeliklerle.
Bring me those irons so I can change these brands!
Demirleri getir ki şunları değiştireyim!
The rider's foot has come out of the irons on Sonador.
Sonadorun binicisinin ayağı demirden kaymış.
Did you know Aquaspin has hair dryers and flat irons?
Aquaspinin saç kurutma makinesi ve ütüleri olduğunu biliyor muydun?
The judges' panel was headed by British actor Jeremy Irons.
Jüriye İngiliz aktör Jeremy Irons başkanlık etti.
My mother irons, and my father steals. How unusual.
Ne kadar alışılmadık. Annem demir, babam çelik.
She cooks, washes, irons.
Yemek yapıyor, bulaşık yıkıyor, ütü yapıyor.
Results: 166, Time: 0.0587

Top dictionary queries

English - Turkish