KNUCKLES in Turkish translation

['nʌklz]
['nʌklz]
knuckles
eklemleri
joint
knuckle
articular
articulation
arthritic
parmak eklemleri
parmakları
finger
toe
thumb
pinky
fingerprints
prints
your hand
boğumları
ellerini
hand
have
get
manual
fingers
muşta
eklemlerine
joint
knuckle
articular
articulation
arthritic
parmak eklemini
eklem
joint
knuckle
articular
articulation
arthritic
eklemlerinde
joint
knuckle
articular
articulation
arthritic
parmak
finger
toe
thumb
pinky
fingerprints
prints
your hand

Examples of using Knuckles in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That's how I learned to develop these knuckles of steel.
Bu çelik eklemleri geliştirmeyi öyle öğrendim.
Also, watch your knuckles.
Ayrıca, eklemlerine dikkat et.
Knuckles, get the handbag.
Muşta, çantayı kap.
The whole town is suspect. Knuckles and Nipples were hated by everyone.
Herkes Knuckles ve Nipplesdan nefret ederdi. Bütün kasaba.
Deepfried pork knuckles.
Kızarmış domuz boğumları.
Judging by his knuckles, I would say he got a few shots in.
Ben o birkaç çekim var söyleyebilirim, onun eklemleri bakılırsa.
Religion and bruised knuckles.
Din ve yaralı eklemler.
Give me the brass knuckles.
Pirinçten parmak eklemini bana ver.
Why would you hit her knuckles?
Niye onun eklemlerine vurdun?
The knuckles are Director Shepard's.
Muşta Müdür Shepardın.
Sheep knuckles.
Koyun eklemleri.
Nobody uses brass knuckles.
Kimse pirinç kullanmaz eklemler.
Why would you hit her knuckles, bitch?
Niye onun eklemlerine vurdun? sürtük?
Few bruised knuckles, no fatalities, yet.
Birkaç çürük eklem var, henüz kimse ölmedi.
Use the first two knuckles.
İlk iki parmak eklemini kullan.
All right, do your thing, knuckles.
Pekala, işini yap muşta… patlat şunu!
Who cares if I come home with bruised knuckles. I don't have anyone here.
Buraya, çürük KnucKles ile eve gelip gelmeyeceğimi önemseyen kimsem yok.
Gimme them brass knuckles.
Pirinçten parmak eklemini bana ver.
Why would you hit her knuckles? Hey, bitch!
Niye onun eklemlerine vurdun? Hey, sürtük!
Uh… he has bruising on his left knuckles and a callus pattern that indicates.
Sol el eklemlerinde çürükler- ve nasır dokusu gösteriyorki.
Results: 230, Time: 0.0603

Top dictionary queries

English - Turkish