EKLEM in English translation

joint
ortak
eklem
müşterek
esrar
birleşik
ot
ortaklaşa
ortaklık
mekanı
batakhaneyi
knuckle
eklem
yumruk
parmak
articular
eklem
articulation
eklem
bir artikülasyon
arthritic
romatizmalı
bütün hastalıklı
eklemleri sorunlu
yaşlı
artrit
joints
ortak
eklem
müşterek
esrar
birleşik
ot
ortaklaşa
ortaklık
mekanı
batakhaneyi
knuckles
eklem
yumruk
parmak

Examples of using Eklem in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ve tüylü halıya benzeyen eklem kılları.
And knuckle hair that looks like shag carpet.
Teşekkürler. omurga ve eklem merkezi̇ müdürü göreve başlama seremoni̇si̇.
Thank you. INAUGURAL CEREMONY FOR THE CHIEF OF THE SPINE AND JOINT CENTER.
Parmaklarda ki çoklu eklem, teknolojik olarak gelişmiş türlerde beklenir.
Multiple articulations in the digits-- as expected with a technologically-advanced species.
Jamaikalıların'' Eklem'' diye bir tekniği vardı.
Jamaicans, they had this thing called"jointing.
Eklem iltihabındaki enflamasyonda işe yarıyorsa o zaman--- Beyinde de işe yarayacaktır.
So, if it works on the inflammation of arthritic joints.
Ana konuları eklem projeleri olmuş.
Their main focus has become the Machina Project.
Chloe ile benim eklem projesi hakkında bulabildiğimiz her şey burada.
That's everything that Chloe and I could find on the Machina Project.
Steroidler, Burbon, eklem sıvısı, Problem nedir?
Steroids, bourbon, synovial fluid. What's the problem?
Sadece £9.99a bütün eklem ağrılarına son. Sonsuza dek, sonsuza dek.
Just £9.99 is all it will cost to end the pain of arthritis forever, forever.
Eklem ve kirişleri santimle sıyırmış.
The joint and ligaments escaped by an inch.
Eklem darmadağın olmuş.
The joint is completely shot.
Eklem tamamen parçalanmış ve kalça kemiği yana kaymış.- T-podu getirdim.
Open-book fracture with complete Sl-joint disruption and lateral displacement.
Eklem getirmek.
Bring on the joint.
Şimdi kolumu eklem yerine geri sokacaksın tamam mı?
Now you're going to put my arm back in the socket, all right?
Eklem yarasında altının ne işi var?
What is gold doing in a knuckle wound?
Evet, ama bu eklem çok dolu, sızıyor.
Yeah, but this joint's so full of it, it leaks.
Eklem iltihabındaki enflamasyonda işe yarıyorsa… o zaman.
If it works on the inflammation of arthritic joints, then.
Eklem ağrıları.
Pain in the ankles.
Kırın? Eklem atlıyor, Holling.
Break? The joint's jumping, Holling.
Sol eklem iyi gözüküyor.
So left hip looks good.
Results: 300, Time: 0.0399

Top dictionary queries

Turkish - English