KNUCKLE in Turkish translation

['nʌkl]
['nʌkl]
knuckle
eklem
joint
knuckle
articular
articulation
arthritic
yumruk
fist
punch
jab
hand
knuckle
swing
thump
clench
parmak
finger
toe
thumb
pinky
fingerprints
prints
your hand
eklemi
joint
knuckle
articular
articulation
arthritic

Examples of using Knuckle in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sensing there were two enemies nearby, he began with Knuckle.
Yakınlarda iki düşman olduğunu sezerek işe Knuckle ile başladı.
The knuckle bones of a martyred saint, obviously.
Şehit düşmüş bir azizin eklem kemikleri tabii ki.
Ear puberty, nose puberty, knuckle puberty.
Kulak, burun, eklem ergenliği.
And knuckle hair that looks like shag carpet.
Ve tüylü halıya benzeyen eklem kılları.
Knuckle's squished up back here.
Parmağını gerisine kadar ezdim.
You must have him working those skilled fingers to the knuckle.
O yetenekli parmaklarını eklemlerine kadar çalıştırıyor olmalısın.
Give'em a knuckle sandwich, big brother.
Onlara parmaklı sandviç ver ağabey.
Think I have broken a knuckle.
Galiba parmağımı kırdım.
Right at the knuckle, a little higher. Squeeze hard.
İyice sık. Tam eklemden, biraz daha yukarı.
I'm frying a pig's knuckle!
Bir domuz eklemini kızartıyorum!
Right at the knuckle, a little higher. Squeeze hard.
Tam eklemden, biraz daha yukarı. İyice sık.
A couple of weeks ago Timo brought me diamonds as big as your knuckle.
Birkaç hafta önce, Timo bana senin eklemin kadar büyük elmaslar getirdi.
Ear puberty, nose puberty, knuckle puberty.
Kulakta ergenlik, burunda ergenlik, eklemde ergenlik.
found Dad's wand or I cracked my butt knuckle.
babamın değneğini buldum yada kalça eklemimi kırdım.
Kaixuan, where are you? I'm frying a pig's knuckle!
Kaixuan, neredesin?- Bir domuz eklemini kızartıyorum!
Dave, no, please. Not the knuckle.
Dave lütfen parmağınla dokunma.
Knuckle sandwich for you.
Bir yumruk sandviçi sana.
And knuckle sandwich for you!
Ve bir yumruk sandviçi de sana!
White knuckle tight Through black and white.
Beyaz boğumları sımsıkı siyah ve beyazın içinde.
You have absolutely got that knuckle.
Parmak eklemini kesinlikle kavramışsın.
Results: 148, Time: 0.0618

Top dictionary queries

English - Turkish