KORAH in Turkish translation

karunu
croesus
korah
quaroon
forth
korah
karuna
croesus
korah
quaroon
forth
karun
croesus
korah
quaroon
forth

Examples of using Korah in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Korah, Pharaoh, and Haman:
Karunu, Firavunu ve Hamanı
Unto Pharaoh and Haman and Korah, but they said: A lying sorcerer!
Firavuna, Hamana ve Karuna. Ama onlar:( Bu,) Yalan söyleyen bir büyücüdür'' dediler!
Korah, Pharaoh, and Haman:
Karunu, Firavunu ve Hamanı
To the Pharaoh, Haman, and Korah, who said,"He is only a lying magician.
Firavne, Hamana ve Karuna.''( Bu,) Yalancı bir büyücüdür.'' dediler.
To the Pharaoh, Haman, and Korah, who said,"He is only a lying magician.
Firavuna, Hamana ve Karuna. Ama onlar:( Bu,) Yalan söyleyen bir büyücüdür'' dediler.
To the Pharaoh, Haman, and Korah, who said,"He is only a lying magician.
Firavuna, Hamana ve Karuna…'' Bu sihirbazın ve yalancının biridir,'' dediler.
And Aholibamah bare Jeush, and Jaalam, and Korah: these are the sons of Esau, which were born unto him in the land of Canaan.
Oholivama Yeuş, Yalam ve Korahı doğurdu. Esavın Kenan ülkesinde doğan oğulları bunlardı.
To Pharaoh, Haman and Korah; they said,'A lying sorcerer!
Firavuna, Hâmâna ve Karuna göndermiştik de onlar şöyle demişlerdi:'' Tam yalancı bir sihirbazdır bu!
To Pharaoh and Haman and Korah. They said:“(He is) a sorcerer, an utter liar.”.
Firavuna, Hamana ve Karuna; derken onlar, bu demişlerdi, pek yalancı bir büyücü.
To Pharaoh and Haman and Korah. They said:“(He is) a sorcerer, an utter liar.”!
Firavuna, Hâmâna ve Karuna göndermiştik de onlar şöyle demişlerdi:'' Tam yalancı bir sihirbazdır bu!
Those who desired the life of the world said,‘We wish we had like what Korah has been given! Indeed he is greatly fortunate.
Dünya hayatını isteyenler:'' Karuna verildiği gibi bizim de olsa; doğrusu o büyük bir varlık sahibidir'' demişlerdi.
To Pharaoh, Haman and Korah; they said,'A lying sorcerer!
Firavuna, Hamana ve Karuna; derken onlar, bu demişlerdi, pek yalancı bir büyücü!
To the Pharaoh, Haman, and Korah, who said,"He is only a lying magician.
Firavuna, Hamana ve Karuna; derken onlar, bu demişlerdi, pek yalancı bir büyücü.
To the Pharaoh, Haman, and Korah, who said,"He is only a lying magician!
Firavuna, Hâmâna ve Karuna göndermiştik de onlar şöyle demişlerdi:'' Tam yalancı bir sihirbazdır bu!
Oholibamah bore Jeush, Jalam, and Korah. These are the sons of Esau, who were born to him in the land of Canaan.
Oholivama Yeuş, Yalam ve Korahı doğurdu. Esavın Kenan ülkesinde doğan oğulları bunlardı.
Korah would bedeck himself to show off his wealth. Those who wantedKorah has received. He has certainly received a great share!">
Karun süsü,( debdebesi) içinde kavminin karşısına çıktı.
Korah was one of Moses' people,
Şüphe yok ki Karun, Musanın kavmindendi de onlara karşı isyan etti;
Korah was one of Moses' nation.
Şüphe yok ki Karun, Musanın kavmindendi de onlara karşı isyan etti;
Korah would bedeck himself to show off his wealth.Korah has received. He has certainly received a great share.">
Derken kavminin karşısına süslenip çıktı
And Korah, Pharaoh and Haman!
Karun, Firavun ve Hamanı da!
Results: 216, Time: 0.0442

Top dictionary queries

English - Turkish