then
sonra
o zaman
ardından
peki
böylece
derken
öyleyse
o halde
halde
zamanlar so
yani
peki
öyle
yüzden
kadar
böylece
o yüzden
demek
ki
de and
ve
ayrıca
peki
edip
hem
sonra
arasında
ise when
zaman
ne
hani
iken
sırasında
derken
en
sırada
gelince
yaşındayken mean
yani
demek
kaba
ifade ediyor mu
acımasız
ciddi
ortalama
derken
adi
anlamı say
söylemek
demek
söyler
deyin
dersem
mesela thereupon
de
hemen
derken
bunun üzerine
da
allah
derhal
orada
dedi wherefore
artık
neden
böylece
niçin
de
derken
öyleyse
yüzden
halde
i̇şte meaning
yani
demek
kaba
ifade ediyor mu
acımasız
ciddi
ortalama
derken
adi
anlamı means
yani
demek
kaba
ifade ediyor mu
acımasız
ciddi
ortalama
derken
adi
anlamı saying
söylemek
demek
söyler
deyin
dersem
mesela said
söylemek
demek
söyler
deyin
dersem
mesela meant
yani
demek
kaba
ifade ediyor mu
acımasız
ciddi
ortalama
derken
adi
anlamı says
söylemek
demek
söyler
deyin
dersem
mesela
Jack Robinson'' derken , beyninin bir kısmını öldüren felç geçirdi. She had a stroke that killed the part of her brain that says "Jack Robinson. Patlatmak derken Liderin ne demek istediğini şimdi anladım. Now I know what the Leader meant by"blow up. Kutlama derken içki mi içiyordunuz? Jamie dün bana, sana hiçbir şey veremem derken . Jamie, those things you said yesterday about having nothing to give me. Neden bilemiyorum ama hep kendimi anne derken buluyorum. Mommy, mommy, mommy, i don't know why, but i just found myself saying .
Ve bunu derken sana başka bir soru sorduğum da farkındayım. But I don't want to bombard you. And I know that means asking you another question. Adam selam benim adım… derken . And the guy says , Hi, my name is. Kaldı'' derken elçilik yerleşkesi içinde. Left" meant inside the embassy compound. Sağlık derken ? Akıl sağlıkları. Health, meaning what? Their mental health. Performans derken işinizin tanımı mı? Performance," this means the… This describes your job? Hangisi hem'' Robin, seni seviyorum'' derken . Which one says ,"Robin, I like you"? Çürüme derken bundan bahsediyordum. That is what I meant by corrosive effect. Doğrudur.- Yanlış. Doğru derken , bilmiyorum manasında. Wrong.- Right. Right, meaning , I don't know. Bir dakika, şimdilik değil derken ? Wait, wait… what is it means , not as of yet? Buralarda ol'' derken gece yarısına kadar bekleteceğini düşünmemiştim. I didn't think when you told me to stick around you meant half the night. Yanlış.- Doğrudur. Doğru derken , bilmiyorum manasında. Wrong.- Right. Right, meaning , I don't know. Sizi derken onu kasetettim. Üstüne alınma. I meant "you" as in"him." No offense. İshal. Semptomlar derken . Symptoms meaning diarrhea. Arabaya servis'' derken ne sandın? I mean , did you misunderstand what drive-thru meant? . Görürüz.- Derken?- Derken . I really do. Meaning? Meaning .
Display more examples
Results: 3397 ,
Time: 0.0728