LAC in Turkish translation

lac
yaralanma
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions
yırtığı
tear
rupture
ripped
lacerated
lacerations
tattered
torn-up
raggedy
cut-offs
lak
lac
laks
kesiği
cut
incision
dead
slash
severed
lacerations
intermittent
gash
slit
decapitated
yarığı
rift
slit
breach
split
crack
cleft
fissure
the sinkhole
crevasse
a cleft
yarasını
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions
bir açılma var
lacdaki

Examples of using Lac in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Minimal blood loss for a chest lac.
Göğüs yarası için kan kaybı çok az.
I'm sorry. Looks like a liver lac.
Karaciğer yırtık gibi Üzgünüm.
Head lac, good vitals.
Kafasından yaralanmış. Hayati göstergeler iyi.
Head C.T. Was fine. Abdominal scans show a liver lac and possible kidney hematoma.
Baş tomografisi iyi. Karın taramaları karaciğer lakı ve böbrek hematomuna işaret ediyor.
Peter, let me look at that head lac?
Peter, şu kafandaki yaraya bakayım?
Complaining of belly pain and a scalp lac.
Karın ağrısı ve kafasındaki yaradan şikayetçi.
Just a head lac.
Sadece başı yarık.
Irrigate and prep lac for closure.
Lavaj yapıp yarayı kapatacağız.
Okay, snowmobile foot lac in the Suture Room.
Pekala, kar arabası ayak yarası Dikiş Odasında.
Looks like a grade IV splenic lac, possible rupture.
Dalağında yaralanma var. Yırtılmış olabilir.
I have got one eyelid lac and a human bite to the hand.
Bir gözkapağı yarası bir de Insane ısırığı olan bir elim var.
Lip lac and a possible broken jaw.
Dudağı yarılmış ve muhtemelen çenesi kırık.
Deep forehead lac.
Alnında derin bir kesik var.
I need a lac kit and some saline bottles.
Bana bir lak kiti ve tuz solüsyonu gerek.
I need a lac tray, two units of o-neg.
Bana bir lak tepsisi, iki ünite de 0 Rh negatif kan gerek.
One with a head lac and abdominal pain.
Birinin kafasında laserasyonlar ve karın bölgesinde ağrısı varmış.
I got a head lac for Carter.
Carter için bir yarılmış kafam var.
Scalp lac, dehydrated, hypothermic, but alert.
Kafasından yaralı, vücudu susuz, hipotermik ama kendinde.
Looks like a small liver lac.
Karaciğerde küçük bir yırtık var gibi.
Can you bring me a lac tray?
Bana bir lak tepsisi getirir misin?
Results: 99, Time: 0.0886

Top dictionary queries

English - Turkish