Examples of using Yaradan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet ama yaradan dolayı değil.
Senin karakterin başındaki yaradan ölüyor, harika oldu bu.
Bu cam parçasını kafasındaki yaradan çıkardım.
Partaküller için yaradan örnek aldım.
Dikiş atılmadan önce yaradan örnek almam ve fotoğrafını çekmem gerekiyor.
Dr. Hodginsten yaradan numune almasını isteyeceğim.
Alındaki yaradan mı geldiğini düşünüyorsun? Kan?
Buradaki yaradan alınan örnek bunu kanıtlayacaktır.
Ayak serisi isteyelim. Yaradan kültür alalım.
Birkaç yaradan daha ne çıkar?
Kılıcın saplandığı yaradan kan akarken kral üzgündü.
Kılıcın saplandığı yaradan kan akarken kral üzgündü.
Sami vücudundaki birkaç ciddi yaradan muzdaripti.
Ona'' Yaradan Çık'' diyorlar.
Karnındaki yaradan organları çıkmış.
Yaradan anlıyorsam, bu bacakla fazla uzağa gidemezsin.
Kan. Alındaki yaradan mı geldiğini düşünüyorsun?
Nick Vigusa verdiğin yaradan yola çıkarak gelmiş!
Baban aldığı yaradan ötürü öldü. Hayır.
Yaradan enfeksiyon kapmış mısın?
