SCARS in Turkish translation

[skɑːz]
[skɑːz]
yaralar
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions
izleri
sign
trace
mark
trail
prints
tracks
scar
footprints
impression
indication
yaraları
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions
izler
sign
trace
mark
trail
prints
tracks
scar
footprints
impression
indication
yaraların
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions
yaralara
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions
iz
sign
trace
mark
trail
prints
tracks
scar
footprints
impression
indication
izlerini
sign
trace
mark
trail
prints
tracks
scar
footprints
impression
indication
yara izlerin

Examples of using Scars in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Maybe you start thinking differently about it. Permanent scars. And over time.
Kalıcı yaralara. Zamanla belki de farklı düşünmeye başlayacaksın.
Just old scars.
Eski yara izleri sadece.
Those scars on your back, that how she got you to be her whore?
Sırtındaki izler… Seni o şekilde mi sürtüğü hâline getirdi?
Evidentially, the plane has the battle scars to prove it.
Kanıt olarak, ucagın bunu ispatlamak icin savas izleri var.
And because there are no incisions, the procedure does not leave any scars.
Ve cerrahi müdahale olmadığı için bu işlem yara izi bırakmıyor.
I found the operation scars.
Ameliyat izlerini buldum.
You know these scars that we have link her to us, huh?
Bu yaraların bizi ona bağladığını biliyorsun değil mi?
Surgery will leave scars.
Ameliyat iz bırakır.
I don't know. Physical scars often indicate deep emotional ones as well.
Fiziksel yara izleri genellikle derin duygusal izleri de gösterir. Bilmiyorum.
But look at the scars it left, the deep psychological scars.
Ama kalan yara izlerine bak. Derin psikolojik izler.
I thought, if you would like to examine these scars.
Istersiniz diye düşündüm. Bu izleri muayene etmek.
Scars, about three centimetres apart. There are two parallel.
Üç santimetre aralıklarla iki paralel yara izi olması lazım.
Did you see those scars?
O yara izlerini gördün mü?
Today there are just a few places that bear the scars of August 6th 1945.
Günümüzde, 6 Ağusto 1945in izlerini taşıyan, birkaç yer kalmıştır.
Then you can keep your scars.- No.
O halde yaraların sende kalsın.- Hayır.
The surgery would have left scars.
Ameliyat iz bırakmış olmalı.
I'm seeing well-healed keloidal scars on the thigh, almost like branding.
Kalçasında iyileşmiş yara izleri görüyorum, sanki damgalanmış gibi.
I still have scars on my fingers from those stupid razors.
O aptal jilet yüzünden parmaklarımda hâlâ izler var.
She's a little scared. She has a lot of scars.
Biraz korkuyor. Çok yara izi var.
If you ever wanna talk about that, or compare scars.
Bunu konuşmak ya da izleri karşılaştırmak istersen.
Results: 900, Time: 0.0857

Top dictionary queries

English - Turkish