IZLER in English translation

watching
dikkat
izleyin
nöbet
göz kulak
izle
saati
dikkat et
seyret
bak
izlerim
marks
iz
işaret
hedef
mühür
işaretle
damgası
tracks
takip
pist
parça
ray
atletizm
koşu
izini
yolu
bul
izle
traces
iz
takip
eser
kalıntısı
izle
follows
takip
izleyin
sonra
ardından
takip edin
uy
peşinden
uyarız
izler
uygula
prints
izi
yazdır
baskı
baskısı
bas
yazıcı
basılı
desenli
bastır
gravürü
scars
iz
yara izi
yarayı
yara
yaran
façalı
bir yara
trail
iz
patika
takip
yolu
yol
peşine
arkasında
çerez
monitors
monitör
takip
izlemek
kontrol
ekranı
gözlemci
izler
denetcisi mi
signs
işaret
iz
bir mucize
ayet
bir ibret
bir delil
imza
levha
imzala
tabelayı
treads

Examples of using Izler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sırtındaki izler… Seni o şekilde mi sürtüğü hâline getirdi?
Those scars on your back, that how she got you to be her whore?
Birleşik Truva atları, belirli bir durum gerçekleşene kadar dahili sinyalleri izler.
A combinational Trojan monitors internal signals until a specific condition happens.
Tozun üzerindeki baston izlerine bak. Bu izler.
Look at the cane marks in the dust. These tracks.
Emin olmak için cesetlerde izler bıraktı.
He left a trail of bodies to make sure of it.
Nadiren açık ve keskin bir seyir izler. Kriminal bir soruşturma.
Seldom follows a straightforward, clear-cut course. A criminal investigation.
Bronş keseciklerindeki izler artmış. Bu, sigara içmesinden kaynaklanıyor olabilir.
There's a raise in bronchovesicular markings which may be smoking induced.
Pigmalyonizmden izler de var. Manken ve bebek takıntısı.
There's also signs of pygmalionism- his obsession with mannequins and dolls.
Ama kalan yara izlerine bak. Derin psikolojik izler.
But look at the scars it left, the deep psychological scars.
Bu trende bulunan ekipmanlar, trenin maksimum hızını izler.
The trainborne equipment monitors the maximum speed of that type of train.
Batı kanyonunda biyolojik izler görüyorum.
Somewhere near the west canyons. Mission, I'm picking up a bio trail.
Hayır, efendim. Ama K-9 ekibi sahilde bazı izler buldu.
No, sir. But the K-9 unit found some tracks out onto the beach.
Tüm izler keçiyi gösteriyordu.
All signs pointed to the goat.
Kafasında bazı izler buldum o psikopat kızı öldükten sonra da dövmüş.
I found some markings on her scalp that indicated that that psycho- beat her post mortem.
Bu örnekte izler esasen neredeyse daire şeklinde.
These stains are essentially near-circular, In this particular instance.
Gerektiği gibi hareket ederek, kötü amaçlı davranışdan dolayı uygulamaları izler.
It monitors applications for malicious behavior, taking action as needed.
O aptal jilet yüzünden parmaklarımda hâlâ izler var.
I still have scars on my fingers from those stupid razors.
Tatlı dükkanları ard arda kapanıyor ve izler burada son buluyor.
And the trail ends here. Goody shops have been going out of business for months.
Termal izler veya gölgeler yok… Kyo-Renin'' Görünmezlik Pelerini''?
No thermal signatures or shadows… huh?
Kağıttaki izler bazı şüphelilerimizin yöntemleriyle örtüşüyor.
The markings on the paper conform to a process used by some of our suspects.
Arka kapıda zorlandığına dair izler var, yeni olabilir.
There's possible signs of forced entry at the back door.
Results: 1472, Time: 0.0637

Top dictionary queries

Turkish - English