LIONS in Turkish translation

['laiənz]
['laiənz]
arslan
lion
aslan
lion
lionsun
lionsu
arslanları
lion

Examples of using Lions in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Birds, lions, trees and women.
Kuşlardan ağaçlardan aslanlardan ve kadınlardan.
Suddenly, there were lions everywhere, young energetic lions that don't know their limitations.
Birden bire her yer aslanla doldu ve sınırlarını bilmeyen genç aslanlar belirdi.
In some colonies, more than half of all sea lions died.
Bazı kolonilerde, deniz aslanlarının neredeyse yarısından fazlası öldü.
I'm not scared of the mountain lions.
Ben dağ aslanlarından korkmuyorum ki.
To compete with the lions of the foreigners… It's challenging.
Yabancıların aslanlarıyla yarışmak oldukça çetrefilli olabilir.
Our lions are well prepared to fight with your dragons in the Square!
Aslanlarımız sizin ejderhalarınızla savaşmak üzere oldukça iyi donatıldı!
I have heard that you are going to challenge the lions of the 8 countries.
Sekiz ülkenin aslanlarıyla kapışacağınızı duydum.
The lions roar!
Kükre aslanım!
I don't think sea lions are what you think they are.
Deniz aslanlarının sandığın şey olmadığını düşünüyorum.
He's got very little to fear apart from other leopards and maybe lions.
Diğer leoparlardan, belki aslanlardan uzakta korkacak çok az şeyi var.
You want to know what incited the lions to kill the zookeeper?
Bakıcıyı öldüren aslanın içinde ne olduğunu öğrenmek ister misin?
You want to know what incited the lions to kill the zookeeper.
Bakıcıyı öldüren aslanın içinde ne olduğunu öğrenmek istiyorsun.
Be on the look out for mountain lions, travelers!
Dağ aslanlarına karşı gözlerinizi dört açın, gezginler!
I saw them lions on the gateposts she always told me about.
Hep anlatıp durduğu aslanlı kapı sövelerini gördüm.
And they're playing the Lions at home tomorrow.
Yarın evlerinde Lionsa karşı oynayacaklar.
My lions live inside a box like jumanji♪.
Tüm aslanlarım tek kafeste, tıpkı Jumanji gibi.
Lions and tigers? Have you figured out the difference between?
Aslanlarla kaplanlar arasındaki farkı buldun mu?
Lions and tigers? Have you figured out the difference between?
Aslanla kaplan arasındaki farkı bulabildin mi?
Now, my Lions, we must keep Gold Lion's word to protect the governor's gold.
Şimdi Aslanlarım, Altın Aslanın verdiği sözü tutmalıyız.
Those lions are easy to work with,
Bu aslanlarla çalışmak kolay,
Results: 2134, Time: 0.0485

Top dictionary queries

English - Turkish