MADAM in Turkish translation

['mædəm]
['mædəm]
hanımefendi
ma'am
madam
lady
miss
mistress
missus
milady
mademoiselle
signora
missy
madam
madame
ma'am
mme.
bayan
mrs.
miss
ms.
mrs
lady
ma'am
madam
ms
female
miss.
sayın
mr.
madam
mr
dear
honorable
your honor
herr
honourable
mon
esteemed
hanım
lady
miss
madam
mrs.
ms.
woman
mistress
ma'am
missy
missus
efendim
sir
ma'am
master
sire
yes
hanımım
lady
miss
madam
mrs.
ms.
woman
mistress
ma'am
missy
missus
hanımefendinin
ma'am
madam
lady
miss
mistress
missus
milady
mademoiselle
signora
missy
madamı
madame
ma'am
mme.
madama
madame
ma'am
mme.
madamın
madame
ma'am
mme.
hanımefendiyi
ma'am
madam
lady
miss
mistress
missus
milady
mademoiselle
signora
missy
bayana
mrs.
miss
ms.
mrs
lady
ma'am
madam
ms
female
miss.
bayanlar
mrs.
miss
ms.
mrs
lady
ma'am
madam
ms
female
miss.
hanımefendiye
ma'am
madam
lady
miss
mistress
missus
milady
mademoiselle
signora
missy
bayanı
mrs.
miss
ms.
mrs
lady
ma'am
madam
ms
female
miss.
hanımlar
lady
miss
madam
mrs.
ms.
woman
mistress
ma'am
missy
missus

Examples of using Madam in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I remember one time, Madam had a liking for a French maid.
Hatırlıyorum bir zamanlar, Madamın Fransız bir hizmetçisi vardı.
You can pay your Madam.
Madama borcunu ödeyebilirsin.
Madam has a dinner engagement. Where are you going?
Nereye gidiyorsun? Hanımefendinin yemek randevusu var?
You knew she was Michelle's madam?
Jamesin Michellenin madamı olduğunu biliyor muydun?
I have never seen Madam with such an air of happiness!
Hanımefendiyi daha önce hiç bu kadar mutlu görmemiştim!
Madam, aloft, but never man so changed. Where's your master?
Efendin nerede? Yukarıda, hanımım, ancak acayip değişmiş?
I want roast. Naturally you can have roast, madam.
Rosto istiyorum. Tabii ki siz rosto yiyebilirsiniz, efendim.
I hope you gentlemen- madam- will not be influenced by this same negative bias.
Bayanlar, baylar sizlerin bu negatif önyargılardan etkilenmeyeceğinizi umuyorum.
I thought madam knew.
Madamın bildiğini sanıyordum.
Madam has a dinner engagement. Where are you going?
Hanımefendinin yemek randevusu var. Nereye gidiyorsun?
I won't disappoint you and Madam.
Sizi ve Hanımefendiyi hayal kırıklığına uğratmayacağım.
Titine! We must tell Madam.
Madama söylemeliyiz. Titine!
I will tell madam you will be late! Go now.
Senin gecikeceğini bayana söylerim. Sen git.
Did you find Madam?
Madamı buldun mu?
Where's your master? Madam, aloft, but never man so changed.
Efendin nerede? Yukarıda, hanımım, ancak acayip değişmiş.
I dropped the bags off at the hotel. Excuse me, madam.
Affedersiniz, efendim. Bavullarınızı otele bıraktım, efendim.
Show Madam… what's inside a police officer's bag!
Hanımefendiye göster bakalım,… bir polisin çantasında ne varmış!
Sir, madam, I welcome you to my domain!
Baylar, bayanlar evime hoş geldiniz!
The madam said she was a student, a moonlighter.
Madamın dediğine göre öğrenciymiş, bir ayışığı.
Titine! We must tell Madam.
Madama söylemek zorundayız. Titine!
Results: 10286, Time: 0.121

Top dictionary queries

English - Turkish