MARKO in Turkish translation

marko
marco
markoyu
marco
markoya
marco

Examples of using Marko in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Cal channeled Marko.
Cal, Markoyla kanalize olmuştu.
Was just so proud of Marko.
Herkes Markoyla gurur duyuyordu.
We don't have an interview with Kevin or Marko.
Kevin ve Markoyla görüşme yapmayacağız.
Vuk Branković took Skoplje, from Marko.
Vuk Branković ise Üsküpü Markodan almıştır.
The clusters of red dots are when the opposition started fights with Marko.
Kırmızı noktaların oluşturduğu kümeler rakip takımın Markoyla kavga ettiği zamanları gösteriyor.
Are you me? Marko!
Evet… Yani sizim. Markoyum.
Who are you? Marko!
Evet… Yani sizim. Markoyum.
Marko! Are you me?
Evet… Yani sizim. Markoyum.
You killed Marko.
Marcoyu öldürdün.
He's called Marko?
Adı Marko mu?
Marko! Come in for a cup of coffee.
Marko! Marko, gel de bir fincan kahve iç.
Come in for a cup of coffee. Marko!
Marko! Marko, gel de bir fincan kahve iç!
Marko, increase the speed by 15 miles per hour.
Makro, hızı saatte 15 mile çıkar.
si Snoj, Marko.
Кулахметов, Марат.
Come on, Marko.
Hadi, Mariko.
Fear not Marko. I don't want to hurt you.
Sana zarar vermek değil yardım etmek istiyorum. Korkma Mariko.
You go out with Marko?- Marko Ashami?
Marko Ashami.- Markoyla mı çıkıyorsun?
Marko Ashami.- You go out with Marko?
Marko Ashami.- Markoyla mı çıkıyorsun?
I think we're still supposed to find Marko.
Sanırım yine de Marcoyu bulmamız gerekiyor.
Marko? I think something bad is gonna happen?
Sanırım kötü bir şey olacak. Markoyu mu?
Results: 523, Time: 0.0359

Top dictionary queries

English - Turkish