MAYBE-MAYBE in Turkish translation

belki
maybe
perhaps
may
probably

Examples of using Maybe-maybe in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I just… You know, I-I'm just… I'm starting to, um… maybe-maybe some fresh air.
Ben yine… başlıyorum… Belki biraz temiz hava. Ben… biliyorsun.
Maybe-maybe some fresh air. I just… You know, I-I'm just… I'm starting to.
Ben yine… başlıyorum… Belki biraz temiz hava. Ben… biliyorsun.
Maybe-maybe I just don't deserve to be with anyone, and everyone is too good for me and.
Belki sadece kimseyle olmayı hak etmiyorum yada herkes benim için çok iyi.
I thought after it happened that maybe something would change, maybe-maybe some good would come out of it.
O olay olduktan sonra belki bir şey değişir diye düşünmüştüm, belki iyi bir şeylere sebebiyet verirdi.
I kept thinking, after… if-if we had known each other when I was growing up, maybe-maybe I could have helped,
Sonradan, düşünmeye başladım… eğer biz birbirimizi büyürken tanımış olsaydık belki- belki yardım edebilirdim,
Good job, Joe. And you know, maybe-maybe prison won't be so bad.
Aferin, Joe. Aslında, belki de hapishane o kadar da kötü olmayacak.
And you know, maybe-maybe prison won't be so bad. Good job, Joe.
Aferin, Joe. Aslında, belki de hapishane o kadar da kötü olmayacak.
Maybe-maybe I will still drive over every morning to cook him breakfast until he eventually discovers I have moved out, and by then, he will see it won't have to change anything between us.
Benim taşındığımı fark edene kadar, yine de arabayla her sabah evine gider, kahvaltısını hazırlarım belki o zaman da aramızdaki ilişkinin değişmek zorunda olmadığını görür.
You know, maybe-maybe I will still drive over it won't have to change anything between us. and by then, he will see every morning to cook him breakfast until he eventually discovers I have moved out.
Benim taşındığımı fark edene kadar, yine de arabayla… her sabah evine gider, kahvaltısını hazırlarım belki… o zaman da aramızdaki ilişkinin değişmek zorunda olmadığını görür.
he will see it won't have to change anything between us. You know, maybe-maybe I will still drive over until he eventually discovers I have moved out, every morning to cook him breakfast.
arabayla… her sabah evine gider, kahvaltısını hazırlarım belki… o zaman da aramızdaki ilişkinin değişmek zorunda olmadığını görür.
And by then, he will see it won't have to change anything between us. every morning to cook him breakfast until he eventually discovers I have moved out, You know, maybe-maybe I will still drive over.
Benim taşındığımı fark edene kadar, yine de arabayla… her sabah evine gider, kahvaltısını hazırlarım belki… o zaman da aramızdaki ilişkinin değişmek zorunda olmadığını görür.
Maybe-Maybe older.
Belki, belkide daha eski.
Maybe-Maybe she did.
Belki o bir yinelenmiş olduğunu.
Maybe-maybe I can help you.
Belki o konuda sana yardım edebilirim.
Maybe-maybe with my pants?
Belki, pantolonumu da ha?
Maybe-maybe he's got my gun.
Belki benim silahımı almıştır.
Yeah, maybe-maybe to our fight.
Evet, belki kavgamıza.
Maybe-Maybe he's still alive.
Belki de bu mümkündür Belki de hala yaşıyordur.
Maybe-maybe I can help you Hey.
Belki ben sana yardımcı olabilirim Hey.
Maybe-maybe just give me some adjustments.
Belki biraz ayarlama yapabilirsiniz.
Results: 74, Time: 0.0344

Maybe-maybe in different Languages

Top dictionary queries

English - Turkish