MILLENNIA in Turkish translation

[mi'leniə]
[mi'leniə]
bin yıl
thousand years
1,000 years
millennia
1000 years
000 years
thousand trine
10,000 years
about 12,000 years
in a million years
a thousand yahrens
milenyum
millennium
millenium
millennial
Y2K
bin yılda
thousand years
1,000 years
millennia
1000 years
000 years
thousand trine
10,000 years
about 12,000 years
in a million years
a thousand yahrens
bin yıldır
for a thousand years
for millennia
for 1,000 years
for 1000 years
000 years
for 10,000 years
for 100 years
for a hundred years
for 4,000 years
binyıl
millennium
thousand years
milenyumda
millennium
millenium
millennial
Y2K
bin yılımı
thousand years
1,000 years
millennia
1000 years
000 years
thousand trine
10,000 years
about 12,000 years
in a million years
a thousand yahrens
bin yılını
thousand years
1,000 years
millennia
1000 years
000 years
thousand trine
10,000 years
about 12,000 years
in a million years
a thousand yahrens
binlerce yıldır
for thousands of years
for millennia
for tens of thousands of years

Examples of using Millennia in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Have been around for more than three millennia. Our sentinels.
Nöbetçilerimiz… üç milenyumdan fazla zamandır burada.
Even immortals make the odd mistake every few millennia.
Ölümsüzler bile her binyılda tuhaf hatalar yapar.
Finally, after all these millennia, a ship!
En sonunda… bin yıldan sonra, bir gemi!
And that is the story of the next several millennia.
Ve bu da gelecek birkaç milenyumun hikâyesi.
For millennia, it has been created to celebrate my glory by those who worship me.
Binlerce yıl boyunca, bana tapanlar beni yüceltmek için sanatı kullandı.
You know, it was a superhighway for millennia.
Biliyorsunuz, burası bir milenyumdur. Bir süper-otoban.
Millennia if necessary.
Gerekirse bir milenyum.
Millennia of neglect has rendered- our atmosphere unbreathable.
Bin yıllık ihmal atmosferimizi kullanılmaz hale getirdi.
Imagine that combined with an intelligence that evolved over many millennia.
Bunların binlerce yıldan beri evrilen bir zekâ ile karıştığını düşünsene.
Millennia, Lucifer… with no physical form.
Bin yıl boyunca fiziksel formu yoktu, Lucifer.
They live many millennia, but they are still mortal
Bin yıllardır yaşıyorlar
They haven't had to speak to each other in ten millennia.
Bir diğer onbin yıl içinde, birbirleriyle konuşmak zorunda değiller.
Now, for millennia… blood has represented life.
Şimdi, yüzyıllardır… kan, hayatı tasvir etmiştir.
After all these millennia.
Binlerce yıldan sonra.
I have had no need to influence humanity for many millennia, my dear.
Bin yıllar boyunca insan ruhunu etkilemeye hiç gerek duymadım, canım.
Millennia, this is perfect.
Millennia, bu muhteşem.
Your separation five millennia ago of both your groups.
Yıl önce ayrılmanız… iki grubu
With no physical form. Millennia, Lucifer.
Bin yıl boyunca fiziksel formu yoktu, Lucifer.
More than one million human beings. Two millennia ago… Alexander the Great slaughtered.
İki yüzyıl önce… Büyük İskender… bir milyondan fazla insanı öldürdü.
They haven't had to speak in ten millennia.
Bir diğer onbin yıl içinde, birbirleriyle konuşmak zorunda değiller.
Results: 128, Time: 0.0899

Top dictionary queries

English - Turkish