MINIVAN in Turkish translation

minibüs
van
minibus
minivan
truck
arabası
car
auto
carriage
cart
ride
wagon
drive
kamyoneti
truck
van
pickup
lorry's
karavanının
trailer
caravan
van
camper
RV
winnebago
rvs
the airstream
rving
minivanını
van
minivanın
van
minibüsü
van
minibus
minivan
truck
minibüsünü
van
minibus
minivan
truck
arabanın
car
auto
carriage
cart
ride
wagon
drive
arabayı
car
auto
carriage
cart
ride
wagon
drive

Examples of using Minivan in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I drive a Honda Odyssey minivan.
arabam Honda Odyssey minivan.
Big Schmidt, your minivan is sweet as hell, dude.
Koca Schmidt, minivanın manyak güzel, dostum.
Someone stole the minivan.
Biri minibüsü çalmış.
You won the minivan.
Minivanı kazandın.
My first van, well, I actually stole the family minivan.
İlk aracım… Aslında ailemin minivanını çalmıştım.
And the green SUV. Yeah. The minivan.
Minibüs ve yeşil cip.
Does your mother know you're using her minivan?
Minibüsünü kullandığını annen biliyor mu?
They gave you the minivan?
Minibüsü mü verdiler?
So your minivan's a she, is she?
Yani minivanın bir'' bebek'' mi?
For the Pesto's minivan.
Pestonun minivanı için.
No, we will take my wife's minivan.
Yok, eşimin minivanını alırız.
Certainly not a minivan.
Minibüs kesinlikle almam.
Your parents gave you the minivan?
Annenler minibüsünü mü verdi?
Our team is tracking the minivan they stole.
Takımımız, çaldıkları minibüsü takip ediyorlar. Onları bulacağız.
I can't see the minivan plates from this angle.
Bu açıdan arabanın plakasını göremiyorum.
My wife's outside waiting in the minivan.
Benim karım minivanın dışında bekliyor.
You see that burgundy minivan outside?
Dışarıdaki bordo minivanı gördün mü?
Fifteen kids and 20 animals… driving around in her Cheerio-covered minivan. Right?
Çocuk ve 20 hayvan… Değil mi? Cheerios kaplı minivanını sürer?
To go get a minivan. You're just gonna tell me.
Gidip bir minibüs almamı söylersin.
But he was able to catch Christine's minivan on a traffic cam.
Ama Christinenin minibüsünü bir trafik kamerasında görüntüleyebildi.
Results: 311, Time: 0.0796

Top dictionary queries

English - Turkish