MIXING in Turkish translation

['miksiŋ]
['miksiŋ]
karıştırma
to mix it up
to interfere
to pry
to get involved
meddling
to be involved
mingling
up
to mess with
miks
mixing
miksaj
mixing
mix
karıştırmak
to mix it up
to interfere
to pry
to get involved
meddling
to be involved
mingling
up
to mess with
karıştırmayı
to mix it up
to interfere
to pry
to get involved
meddling
to be involved
mingling
up
to mess with
karıştırarak
to mix it up
to interfere
to pry
to get involved
meddling
to be involved
mingling
up
to mess with
miksi
mixing
harmanlama
karma
co-ed
coed
karmic
mixed
MMR

Examples of using Mixing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I just like mixing cuisines.
Mutfakları karıştırmayı severim.
It's made by boiling berries with sugar or just mixing pure juice with sweetened water.
Meyveleri şekerle kaynatmak veya sadece saf suyu tatlı suyla karıştırmak suretiyle yapılır.
Could we try mixing the fresh mint with cashews and dark chocolate?
Kaju fıstığı ve bitter çikolatayla taze naneyi karıştırmayı deneyebilir miyiz?
I just think I'm not good at mixing substances.
Sanırım ben maddeleri karıştırmayı beceremiyorum.
Stop mixing your sporting metaphors.
Kafanı sporla karıştırmayı bırak.
So you don't recommend mixing.
Bu nedenle karıştırmayı önermiyorsunuz.
Here we have the turntables, which I control from the mixing desk.
Karıştırıcı masasından kontrol ettiğim plak oynatıcımız var burada.
Mixing garlic, julienning carrots, and chiffonading shiso.
Sarımsağı karıştırıyor, havuçları ve naneyi ince ince doğruyorum.
I thought we found out today Was a mistake-- mixing business and pleasure.
Bugün işi zevkle karıştırmanın bir hata olduğunu öğrendik sanıyordum.
Mixing words and music!
Karışmış kelimeler ve müzik!
New Broadway mixing with old, plus this amazing cause.
Yeni Broadway eski ile karışmış ve bir de bu muhteşem gerekçe.
I have learned my lesson about mixing in other worlds.
Başka dünyalarla karışma hakkındaki dersimi aldım.
The mixing of colors follow many rules.
Renklerin karıştırılması birçok kuralı takip ediyor.
There are rules for mixing colours.
Renklerin karıştırılması birçok kuralı takip ediyor.
You know the consequences of mixing them?
İkisini karıştırmanın sonucunu biliyor musunuz?
Start mixing, but only with one hand.
Karıştırmaya başla ama tek elle.
Mixing your blood with that of a savage?
Karıştırabilirsiniz? Kanınızı nasıl bir vahşininki ile?
Mixing a bit, right?
Biraz karıştırıyoruz, değil mi?
I have learned my lesson about mixing in other worlds.
Başka dünyalara karışma hakkındaki dersimi aldım.
That's how I know. Mixing paint.
Boyaları karıştırırdım, oradan biliyorum.
Results: 315, Time: 0.0556

Top dictionary queries

English - Turkish