MOIST in Turkish translation

[moist]
[moist]
ıslak
wet
moist
damp
soggy
sloppy
yaş
age
when
birthday
0
years old
tears
10 years
18th
moist
20 years
nemli
humidity
moisture
when
rutubetli
moisture
humidity
damp
dampness
dank
moist
nemlensin
sulu
juicy
watery
succulent
wet
aqueous
runny
hydrated
moist
watercolors
a sass-mouthing
islak
wet
moist
damp
soggy
sloppy
nemlidir
humidity
moisture
when
nemliydi
humidity
moisture
when
rutubet
moisture
humidity
damp
dampness
dank
moist
yaşlı
age
when
birthday
0
years old
tears
10 years
18th
moist
20 years

Examples of using Moist in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And his hair was plump and moist, and our hair was like straw.
Bizim saçlarımız ise saman gibiydi. Saçları dolgun ve nemliydi.
Like i will bet you didn't know teddy hates the word"moist." Hates it.
Mesela eminim Teddynin'' rutubet'' kelimesinden nefret ettiğini bilmiyorsunuz.
Oh, my God, Pierce, your moist towelettes are a gay icon.
Islak mendillerin gay ikonu olmuş. Pierce, Tanrım.
If it's our pride, then why are your eyes moist? It's our pride.
Madem gururumuz, o zaman gözlerin neden yaşlı?- Gururumuz.
Never heard of a moist desert?
Çölde hiç rutubet duydunuz mu?
Oh, my God, Pierce, your moist towelettes are a gay icon.
Islak mendillerin gay ikonu olmuş. Tanrım. Pierce.
Why is every eye moist in this shantytown?
Bu gecekondu mahallesinde neden gözü yaşlı herkesin?
You are looking to make moist, pointy peaks.
Islak sivri tepeler yapacaksınız.
Moist towelettes.
Islak mendiller.
Actually, I have a very funny story about keeping my eyes moist.
Aslında gözlerimi nemlendirmemle ilgili eğlenceli bir hikâyem var.
If their skin is very moist we call these creatures frogs.
Derileri çok nemliyse bu canlılara su kurbağası diyoruz.
Your eyes get moist… and then things start happening inside.
Gözlerin nemleniyor… İçeride bir şeyler olmaya başlıyor.
You would be the most… moist.
Aralarındaki en nemlisi sen olacaksın.
A very funny story about keeping my eyes moist.- Actually, I have.
Aslında gözlerimi nemlendirmemle ilgili eğlenceli bir hikâyem var.
Yeah, they're really warm and moist.
Evet, sıcak ve ıslaklar.
I'm so fancy and moist.
Çok cafcaflı ve suluyumdur.
They're green and moist.
Yeşil ve ıslaktır.
and you are moist.
Sen ise nemlisin.
Your soft skin… your lips… temptingly moist.
Yumuşak tenin… Dudaklarının baştan çıkarıcı ıslaklığı.
Your soft skin… your lips… temptingly moist.
Yumuşak tenin… Dudaklarının baştan çıkarıcı ıslaklığı. Hayat dölü.
Results: 422, Time: 0.05

Top dictionary queries

English - Turkish