NICE PLAY in Turkish translation

[niːs plei]
[niːs plei]
i̇yi oyundu
i̇yi oynadın
playing well
to play better
güzel oynadın

Examples of using Nice play in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nice play, boys.
Güzel oyundu, çocuklar.
I'm open. Nice play action!
Güzel bir aksiyon oyunu, güzel bir aksiyon oyunu. Boşum!
Nice play action. I'm open!
Boşum! Güzel bir aksiyon oyunu, güzel bir aksiyon oyunu!.
Nice play, guv.
İyi oyun, Şef.
This would make a nice play room.
Burası çok güzel bir oyun odası olur.
Nice play by Tillman.
Tillmandan iyi bir oyun.
Nice play, Lewis.
Nice play, boys.
Harika bir oyundu, çocuklar.
Yo, Dugan, man, nice play.
Iyi oyundu, iyi. Yo, Dugan, adamım.
Nice play on the emerging markets last quarter.
Son çeyrekte büyüyen pazarda iyi hamle yaptınız.
Yo, Dugan, man, nice play.
Yo, Dugan, adamım, iyi oyundu, iyi.
Maybe do a little more topspin on your returns, but very nice play. That's a great play..
Güzel oynuyorsun. Karşılıklarında biraz daha üstten vurabilirsin, ama yine de güzeldi..
Nice playing, Huck.
İyi oyun, Huck.
Nice playing, friend.
İyi oynuyorsun dostum.
Nice playing with you.
Seninle oynamak hoştu.
Have you any nice plays for us, Baz?
Bizim için hiç güzel bir oyunun var mı, Baz?
Sorry, nice playing though.
Üzgünüm, iyi çalıyorsun ama.
Nice playing today, maestro!
Çok iyi çaldın, maystro!
Nice playing today, maestro.- Yeah!
Çok iyi çaldın, maystro!
Nice playing with you.
Sizinle oynamak güzeldi.
Results: 42, Time: 0.0486

Nice play in different Languages

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish