NUDITY in Turkish translation

['njuːditi]
['njuːditi]
çıplak
naked
nude
bare
nudie
nudity
undress
çıplaklık
naked
nude
bare
nudie
nudity
undress
çıplaklıkla
nudity
soyunmak
strip
undress
to get naked
nudity
çıplaklığı
naked
nude
bare
nudie
nudity
undress
çıplaklığa
naked
nude
bare
nudie
nudity
undress

Examples of using Nudity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I meant female nudity.
Dişi çıplaklığı demek istedim.
Anything on my bucket list would involve public nudity.
Benim listedeki her şey çıplak yapılacak zaten.
And he didn't think films needed nudity.
Filmlerin çıplaklığa ihtiyacı yok diyordu.
What nudity?
Ne çıplaklığı?
And full-frontal nudity. cash, Visa.
Nakit, Visa ve tamamen çıplak olabilir.
I don't intend to pay to see nudity, obscenity and degeneracy.
Benim, çıplaklığa, müstehcenliğe ve yozlaşmaya para ödemeye niyetim yok.
Nudity, mostly.
Çoğunlukla çıplaklığı.
Cash, Visa and full-frontal nudity.
Nakit, Visa ve tamamen çıplak olabilir.
And in the'90s you could show more nudity.
Ve 90larda çıplaklığa daha fazla yer vardır.
Claude thought of chaste and pleasing nudity.
Claude yalın ve hoş çıplaklığı düşündü.
And this is the first time you have done full frontal nudity.
Bu ilk tamamen çıplak çekiminiz oldu.
I wish my gym didn't allow full nudity in the locker room.
Keşke spor salonum, soyunma odasında tamamen çıplaklığa izin vermeseydi.
I mean, uh, unashamed locker room nudity.
Yani, şey… Yüzsüz soyunma odası çıplaklığı.
Fakt 914: alcohol can cause drunkeness and nudity.
Olgu 914: Alkol sarhoşluğa ve çıplaklığa neden olabilir.
And all the sex, and all the nudity, and all the poop.
Ve bütün seks, çıplaklığı ve sıçmayı da.
This dismantling, this return to the place's original nudity pleases me.
Bu parçalara ayırma işlemi, bu orijinal çıplaklığa dönüş beni memnun ediyor.
Guess I will be adding public nudity to my complaint.
Sanırım şikayetime kamu alanında çıplaklığı da ekleyeceğim.
Two hot chicks who seemingly have no issues with nudity want to hang out with us.
Çıplaklı ile ilgili sorunu olmayan iki piliç bizimle takılmak istiyor.
It is a grim future with lots of explosions and partial nudity.
Çok sayıda patlamanın ve kısmi çıplaklığın olduğu karanlık bir gelecek yaşanmaktadır.
Please, excuse my nudity.
Çıplaklığımı mazur görün.
Results: 317, Time: 0.047

Top dictionary queries

English - Turkish