OLD CAT in Turkish translation

[əʊld kæt]
[əʊld kæt]
yaşlı kedi
eski kedi
yaşlı kediden
yaşlı kedisi
ihtiyar bir kedi gibi

Examples of using Old cat in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There's one old cat with a harmonica.
Mızıkalı yaşlı bir kedi var.
Peacefully, like an old cat.
Huzurlu bir şekilde, yaşlı bir kedi gibi.
Like an old cat. Peacefully.
Huzurlu bir şekilde, yaşlı bir kedi gibi.
No. It's just Azzie being a silly old cat.
Hayır, o sadece ahmak yaşlı bir kedi Azzie.
It's just Azzie being a silly old cat.- No.
Hayır, o sadece ahmak yaşlı bir kedi Azzie.
Jennings, that old cat, has gone to bed,
Jennings, şu yaşlı kedi, yatmaya gitti.
Yeah, man, there's lots of bat-and-ball games besides baseball… one old cat, two old cat, stoolball, roundball.
Aynen adamım, bir sürü top oyunu var beyzbol… bir yaşlı kedi, iki yaşlı kedi, softball, yuvarlak.
Yeah, shouldn't keep an old cat lady waiting,
Tamam, kedili yaşlı bayanı bekletmek istemezsin
The center-right party Forza's nominee Razzi speaking to Adnkronos noted that the cat might be cared by“old cat ladies” and they can be provided financial aid.
Adnkronosa konuşan merkez sağ Forza partisinin adayı Razzi, kedilerin bakımını ise“ yaşlı kedili kadınların” üstlenebileceğini ve bunun için onlara maddi yardımda bulunulabileceğini söyledi.
I say,"Listen, honey, first of all… it was a pretty old cat.
Ben de'' Bak tatlım, öncelikle gayet yaşlı bir kediydi.
It was a pretty old cat. I say,"Listen, honey, first of all.
Ben de'' Bak tatlım, öncelikle gayet yaşlı bir kediydi.
Old cats can open doors.
Yaşlı kediler kapıyı açabilir.
But not for long, you dumb old cats.
Ama uzun, dilsiz yaşlı kediler için değil.
And I likes old cats, I likes all the ones in between.
Yaşlı kedileri de severim, aralarından hepsini severim.
She looks like someone who gives ear-drops to old cats.
Yaşlı kedilere kulak damlası damlatan tiplere benziyor.
Got all them old cats in there.
Hepsi eski kedileri içeride tuttu.
Plucky Sarah may be NZ's oldest cat.
Plucky Sarah Mayıs be NZs oldest cat.
We all likes kittens And older cats.
Yavruları ve… yaşlı kedileri seviyoruz.
Meet the world's oldest cat, Missan, who turns 30 this year.
Meet the worlds oldest cat, Missan, who turns 30 this year.
that's a lot of energy to channel into an older cat.
bu fazla olan enerji, yaşlı kediye kanalize oldu.
Results: 47, Time: 0.0395

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish