ORCHARD in Turkish translation

['ɔːtʃəd]
['ɔːtʃəd]
bahçe
garden
yard
lawn
backyard
patio
orchard
outdoor
bahçesi
garden
yard
lawn
backyard
patio
orchard
outdoor
meyve bahçesi
bostana
meyve bahçesine
meyve bahçesinin
bahçesine
garden
yard
lawn
backyard
patio
orchard
outdoor
bahçenin
garden
yard
lawn
backyard
patio
orchard
outdoor
meyve bahçem

Examples of using Orchard in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Go to an orchard, find the oldest tree.
Meyve bahçesine git, en yaşlı ağacı bul.
We got orchard duty. Come on.
Bizim bahçe işimiz var. Hadi.
In clara's orchard.
Claranın meyve bahçesi.
Our office is on Orchard Street, come by. Okay.
Ofisimiz Orchard Caddesinde, uğrarsın.- Tamamdır.
I wonder if gabe knows what the orchard is?
Acaba Gabe, Meyve Bahçesinin ne olduğunu biliyor mudur?
I want you to bury me down yonder in Clara's orchard.
Beni Claranın meyve bahçesine… gömmeni istiyorum.
Every parcel of that orchard, I have worked it myself.
O bahçenin her karışında kendim çalıştım.
And we went to this apple orchard, and I read him this letter.
Birlikte bir elma bahçesine gittik ve ben ona yazdığım mektubu okudum.
The orchard is private property, bought and paid for.
Bu bahçe özel bir mülk, aldıysan ödemelisin.
Orchard Street, if you know New York, is a very long way from Bank Street.
New Yorku biliyorsanız Orchard Sokağı Bank Sokağından hayli uzaktır.
Way I hear it, man in charge on the case is wild as a peach orchard hog.
Duyduğuma göre, davanın sorumlusu meyve bahçesi domuzu gibi vahşiymiş.
My dear orchard.
Sevgili meyve bahçem.
We used to have a little fig tree between the house and the orchard.
Eskiden… ev ile meyve bahçesinin arasında… küçük bir incir ağacımız vardı.
In clara's orchard. i want you to bury me down yonder.
Beni Claranın meyve bahçesine… gömmeni istiyorum.
Want to go to Gray's Orchard and pick some peaches?
Grayin bahçesine gidip şeftali toplamaya ne dersin?
The orchard walls are high and hard to climb.
Bahçenin, duvarları yüksek, zor aşılması.
Dad, where is the walnut orchard?
Baba, ceviz ağaçlarının olduğu bahçe nerede?
Is a very long way from Bank Street. Orchard Street, if you know New York.
New Yorku biliyorsanız Orchard Sokağı Bank Sokağından hayli uzaktır.
We went to my mother-in-law's orchard yesterday.
Dün kaynanamın meyve bahçesine gittim.
My lovely orchard.
Benim güzel meyve bahçem.
Results: 258, Time: 0.0467

Top dictionary queries

English - Turkish