PALACES in Turkish translation

['pælisiz]
['pælisiz]
saraylar
palace
court
house
imperial
sarai
köşkler
mansion
palace
pavilion
house
manor
bungalow
bridge
villa
chalet
sarayı
sarah
epilepsy
saraylarını
palace
court
house
imperial
sarai
sarayları
palace
court
house
imperial
sarai
saray
palace
court
house
imperial
sarai

Examples of using Palaces in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We don't need palaces.
Bizim saraya ihtiyacımız yok.
Fifty palaces, and I had no home.
Elli sarayım vardı ama yuvam yoktu.
Palaces have dungeons, right?
Sarayların zindanları vardı, değil mi?
A man fleeing palaces seeking music.
Saraydan kaçıp, müziği arayan bir adam.
Which one of these palaces is yours?
Bu sarayların hangisi seninki?
Rome is more… more than princes, and palaces.
Roma prenslerden ve saraylardan daha öte bir şey.
Surely it sends up sparks like palaces.
O, köşk gibi kıvılcımlar fırlatır.
Paintings, pictures, statues, various stones of other palaces.
Tablolar, fotoğraflar, heykeller, diğer saraylardan çeşitli taşlar… neredeyse herşeyin bir kolleksiyonu toplanmıştı.
I see. So I have no say in my own palaces?
Anlıyorum. Kendi saraylarım hakkına konuşamaz mıyım?
We're talking roads, palaces, bunkers.
Yollardan, saraylardan, yeraltı sığınaklarından bahsediyoruz.
Which one of this palaces is yours?
Bu sarayların hangisi seninki?
You know of course that the King has seen fit to start remodelling most of his palaces.
Biliyorsun ki Kral, saraylarının çoğunu yeniden dizayn etmek istiyor.
Many of Saddam's palaces are there.
Saddamın saraylarının çoğu orada.
I stayed in one of those palaces after Baghdad was liberated.
Bağdat özgürleştirildikten sonra o saraylardan birinde kaldım. Ben de.
From mosques, palaces and sacred cities.
Camilerden, saraylardan ve kutsal şehirlerden.
A man fleeing palaces in search of music.
Saraydan kaçıp, müziği arayan bir adam.
Ambition stalks the Saxon palaces.
Sakson saraylarında hırs kol geziyor.
Many of Saddam's palaces are there. Central Baghdad.
Saddamın saraylarının çoğu orada.- Orta Bağdat.
Is it that you have been accustomed to palaces?
Sanki saraylarda yaşamaya mı alışkınsın?
Our palaces are quite small.
Bizim Saraylarımız epeyce küçük.
Results: 218, Time: 0.06

Top dictionary queries

English - Turkish