PERSONABLE in Turkish translation

['p3ːsənəbl]
['p3ːsənəbl]
cana yakın
friendly
pleasant
personable
amiable
approachable
outgoing
affable
lovable
warm-hearted
congenial
yakışıklı
handsome
good-looking
cute
beautiful
pretty
gorgeous
hot
babumushai
attractive
guapo
candan birisin
çekici
attractive
hammer
hot
tow
desirable
sexy
glamorous
seductive
tractor
juicy

Examples of using Personable in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
he was real personable.
gerçekten insan canlısıdır.
She's all sweet and personable.
Tatlı ve insancıl birisi.
You're sweet and personable.
Sen de tatlı ve insancıl birisin.
Very personable. A nice sense of humor.
Mizah anlayışı iyi… ve aslında oldukça çekici. Çok endamlı.
Very personable.
Çok endamlı.
Splendid. I must admit, Commander, I didn't think you would be so personable.
Harika. Sizin bu kadar cana yakın olduğunuzu düşünmediğimi kabul etmeliyim Binbaşı.
I must admit, commander, I didn't think you would be so personable. Splendid.
Harika. Sizin bu kadar cana yakın olduğunuzu düşünmediğimi kabul etmeliyim Binbaşı.
But if you're too personable, you volunteer a detail about your girlfriend's cellulite.
Ama çok yakışıklıysan, kız arkadaşının selüliti hakkında gönüllü olarak bir detay verirsin.
people are very careless I suppose they don't mean to, Personable?
kiraladıklarında çok dikkatsiz olabiliyorlar. Sanırım, istemeseler bile insanlar, Kullanışlı?
Naturally personable.
Doğal cana yakın.
You're so personable.
Çok cana yakınsın.
She's very personable.
Çok cana yakın.
Reasonably personable and charming.
Cana yakın ve alımlı biri.
And be more personable today.
Bugün daha cana yakın ol.
Next. He's very personable.
Çok cana yakın. Sıradaki.
He's very personable. Next.
Çok cana yakın. Sıradaki.
Tom is a very personable guy.
Tom çok cana yakın bir adam.
Personable, organized, easy to navigate.
Cana yakın, organize, bulması kolay.
Mighty? Handsome? Uh, personable?
Güçlü? Cana yakın? Yakışıklı?
He's so nice-looking and personable.
O kadar hoş görünümlü ve kişilikli ki.
Results: 125, Time: 0.0633

Top dictionary queries

English - Turkish