PILOTS in Turkish translation

['pailəts]
['pailəts]
pilotlar
driver
aviator
flier
flyer
kılavuzların
guidance
guide
pilot
manual
navigator
lead
shepherd
guidelines
handbook
pathfinder
pilotları
driver
aviator
flier
flyer
pilot
driver
aviator
flier
flyer
pilotların
driver
aviator
flier
flyer

Examples of using Pilots in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Several of our pilots departed.
Birkaç pilotumuz gitti.
My pilots only hit the target 30% of the time.
Pilotlarım verilen zamanın sadece% 30u ile hedefi vurdular.
Let our younger pilots fly the first strike.
Genç pilotlarımızı 1. saldırı için kullanalım.
If we launch immediately, do our pilots have enough fuel?
Derhal saldırırsak, pilotlarımızın yakıtları yeter mi?
I have flown with white pilots in actual combat who don't have his skills, sir.
Onun yeteneklerine sahip olmayan beyaz pilotlarla gerçek savaşta uçtum, efendim.
I'm here to have a talk with the pilots.
Buraya pilotlarla konuşmaya geldim.
I'm guessing your pilots betrayed them.
Sanırım pilotlarınız onlara ihanet etti.
Your turncoat pilots are unconscious.
Dönek pilotlarınız baygın.
Our two pilots and a crewman are dead.
İki pilotumuz ve bir erimiz öldü.
Resulting in the lost of most pilots.
Birçok pilotun kaybıyla sonuçlandı.
Sources tell us that one of the pilots was pulled from the cockpit alive.
Ve kaynaklar pilotlardan birinin canlı olarak çıkarıldığını söylüyor.
I'm struggling to get my pilots 15 hours a month up there.
Ben orada pilotlarımı ayda 15 saatin üzerinde havada tutmak için mücadele ediyorum.
Please welcome the pilots.
Lütfen pilotlarla tanış.
He's called George, which isn't a name that pilots normally have.
Adı George normalde pilotlarda pek duyulmayan bir ad.
We got pilots down!
İki pilotumuz düştü!
You always will need pilots.
Her zaman pilota ihtiyaç vardır.
Two pilots, our minds, our memories Connected.
İki pilotla, zihnimiz ve anılarımız birbirine bağlandı.
Mine. I'm bringing my pilots home.
Ben. Pilotlarımı geri getireceğim.
My pilots are dying down there, Major.
Pilotlarım ölüyor, Binbaşı. Gidiyorum.
You don't need any pilots, a hangar, an airstrip.
Pilota, hangara ve piste ihtiyaç yok.
Results: 2314, Time: 0.0606

Top dictionary queries

English - Turkish