PLAY LIKE in Turkish translation

[plei laik]
[plei laik]
gibi oynadığımı
to play like
gibi çalmak
play like
gibi oynamak
to play like
gibi oynamalarını
to play like
gibi oyna
to play like
gibi çalarım
gibi bir oyunu

Examples of using Play like in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Wait till he sees me play like Puskas!
Beni Puşkaş gibi oynarken görmeden aceleci olma!
So… play like one tonight.
O yuzden… Bu aksam kazanacak bir takim gibi oynayin.
So get out there and play like the champions I know you can be.
Sahaya çıkın ve benim tanıdığım, şampiyon olabilecek takım gibi oynayın.
Me, I play like a cheetah.
Ben çıta gibi oynarım.
Play like they're not here.
Burada olmadıkları gibi oynayın.
All right, so go play like a normal kid.
Tamam, git her çocuk gibi oyun oyna o zaman.
What're you going to do, play like a coconut?
Haydi. Böyle hıyar gibi oynanır mı?
But you ain't never gonna play like me. You can look like me.
Sana söyleyim, bana benzeyebilirsin, fakat asla benim gibi çalamayacaksın.
Play like losing is not an option.
Kaybetme şansınız yokmuş gibi oynayın.
Can't keep this thing in tune anyway.- And you play like shit.
Bu şeyden doğru düzgün ses alınmıyor ve sen de bok gibi çalıyorsun.
This one time I told my mom I wanted to take guitar lessons and play like Jimi Hendrix.
Bir keresinde anneme… gitar dersleri alıp Jimi Hendrix gibi çalmak istediğimi söyledim.
I wanted to take guitar lessons and play like Jimi Hendrix. This one time I told my mom.
Bir keresinde anneme… gitar dersleri alıp Jimi Hendrix gibi çalmak istediğimi söyledim.
You wanna play like a professional, you have to act like one, all right?
Eğer bir profesyonel gibi oynamak istiyorsan… bir profesyonel gibi davranmalısın, tamam mı?
Now, you wanna play like a professional, you have to act like one, all right?
Eğer bir profesyonel gibi oynamak istiyorsan bir profesyonel gibi davranmalısın, tamam mı? Şimdi otur şöyle?
sunshine So you see, monsieur, and let them play like… children.
her fırsatta… onları güneşe çıkarıp… çocuklar gibi oynamalarını sağlıyorum.
That liverpool play like bunch of girls and west ham are the only proper team in Europe.
Liverpoolun kız gibi oynadığını ve Avrupadaki doğru dürüst tek takımın West Ham olduğunu söyle.
Liverpool play like a bunch of girls and west ham are the only proper team in Europe.
Liverpoolun bir grup kız gibi oynadığını ve West Hamın Avrupadaki tek düzgün takım olduğunu söyle.
West ham play like a load of girls'and liverpool are the only proper team in Europe.
West Ham bir grup kız gibi oynuyor. Liverpool Avrupadaki en düzgün takımdır.
That's why you gotta play like a young man till they cart you away.
İşte bu yüzden genç bir adam gibi oynamaya devam etmelisin. Ta ki ölene kadar.
I don't have a metaphor that will make us play like Barcelona or a childhood anecdote that will make you play brilliantly.
Barcelona gibi oynamamızı sağlayacak mecazi sözlerim… ya da harika oynamanızı sağlayacak çocukluk anılarım yok.
Results: 59, Time: 0.047

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish