PLUCKY in Turkish translation

['plʌki]
['plʌki]
cesur
brave
bold
courageous
courage
valiant
gallant
intrepid
gutsy
plucky
heroic
yürekli
heart
guts
balls
gumption
heartbreaking
spunk
ticker-type
heipi
yiğit
valiant
hero
brave
gallant
stalwart
manly
plucky
valorous
yigit
mighty
azimli
perseverance
determination
tenacity
resolve
moxie
persistence
zeal
azeem
drive
plucky
gözü pek

Examples of using Plucky in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Another big-league ballet battle starring that plucky Roberto"Bulldog" Volare.
Yine bir 1. lig mücadelesi, başrolde yiğit Roberto'' Buldog'' Volare var.
The plucky people of Coventry assured the Prime Minister the industrial.
Coventrynin azimli insanları Başbakanı.
The plucky Belgian is down
Cesur Belçikalı düştü
Hello, Plucky.
Merhaba, Plucky.
And two plucky nations… It was at the Summer Olympics of 1936.
Yaz Olimpiyatlarında bu iki yiğit milletin.
That plucky, stupid optimism. That plucky optimism.
Azimli iyimserliğin. Azimli, aptal iyimserliğin.
And where, pray tell, is our plucky heroine going?
Cesur kahramanımız nereye gidiyor peki?
Friggin' Plucky.
Kahrolası Plucky.
Yours and everyone else's favorite plucky hero?
Senin ve herkesin favori yiğit kahramanı?
The plucky Belgian is down
Azimli Belçikalı düşüyor
And i know this because i played a plucky plumber's wife.
Bunu bilmemin sebebi cesur tamircinin karısını oynamıştım.
Will Stoneman, a plucky 17 year old from South Dakota… Racked by influenza.
Grip ve ateşten ölmek üzere olan yarışçıyı… South Dakotalı 17 yaşındaki yiğit.
That plucky, stupid optimism. That plucky optimism.
Azimli, aptal iyimserliğin. Azimli iyimserliğin.
Plucky, misunderstood hero. And you're the… You're the.
Ve sen de… Sen de… cesur, yanlış anlaşılmış kahramansın.
A plucky 17 year old from South Dakota.
South Dakotalı 17 yaşındaki yiğit.
Hurricane carter rescued from an unjust prison sentence by plucky canadian amateurs.
Hurricane Carter'' haksız bir mahkumiyetten cesur Kanadalı amatörler tarafından kurtarılır.
She is very plucky.
Çok yüreklidir.
It isn't some plucky underground resistance movement.
Gözü pek bir yeraltı direniş hareketi değil.
Well, aren't you the plucky one, sir?
Gözü pek biri değil misiniz, efendim?- Haydisene!
Little Miss Plucky♪.
Minik gözüpek bayan.
Results: 82, Time: 0.0555

Top dictionary queries

English - Turkish