PREMIER in Turkish translation

['premiər]
['premiər]
başbakan
prime minister
premier
president
chancellor
PM
başkan
president
mayor
chairman
presidential
chancellor
director
chief
presidency
POTUS
CEO
ilk
first
early
initial
top
original
prömiyer
premiere
first
galası
premiere
opening
başbakanı
prime minister
premier
president
chancellor
PM
başbakana
prime minister
premier
president
chancellor
PM
başkanımız
president
mayor
chairman
presidential
chancellor
director
chief
presidency
POTUS
CEO
başkanı
president
mayor
chairman
presidential
chancellor
director
chief
presidency
POTUS
CEO
başbakanın
prime minister
premier
president
chancellor
PM
prömiyeri
premiere
first
premierde
club

Examples of using Premier in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Goodbye, Premier. Goodbye.
Hoşçakalın, Başkan. Hoşçakal.
This could be the bay area's premier shopping center.
Ama sadece iki yılda… bu körfez bölgesinin ilk alışveriş merkezi olabilirdi.
I never attempted to blackmail the Premier.
Başbakana asla şantaj yapmadım.
I thought the Premier would be different. He's firm.
Başbakanın farklı olacağını düşündüm. O sıkı.
Call out to the premier directly.
Direk başkanı çağır.
Premier Bhavani of Barzan, Counsellor Deanna Troi.
Barzan Başbakanı Bhavani, Danışman Deanna Troi.
Mr. premier, an alliance. yes, all right, all right, i agree.
Tamam, tamam. Kabul ediyorum, Bay Başkan.
Hong Kong's premier hotel for the rich and paranoid.
Zengin ve paranoyaklar için Hong Kongdaki ilk otel.
So I guess it's a world premier.
Sanırım dünya prömiyeri olacak bu.
He's firm. I thought the Premier would be different.
Başbakanın farklı olacağını düşündüm. O sıkı.
January 10- Sir James Dickson, Premier of Queensland, Australian Minister for Defence b.
Ocak- James Dickson, Queensland başbakanı, Avustralya Savunma Bakanı d.
Your words are extremely kind, Premier Stalin.
Sözleriniz fazlasıyla nazikti Başkan Stalin.
Édith Cresson becomes France's first female premier.
Edith Cresson, Fransanın ilk kadın Başbakanı oldu.
a true world premier.
bir dünya prömiyeri.
Mr Speaker, it's not just a matter of the Premier betraying her family.
Sayın Meclis Başkanı, bu sadece Başbakanın ailesine ihanet etme meselesi değil.
Then I urge you to contact the premier immediately and explain the situation.
O halde acilen Başbakanınızla bağlantıya geçmenizi ve durumu açıklamanızı ısrarla tavsiye ediyorum.
The premier club was Melbourne.
İlk kulübü OK Vojvodinaydı.
Premier, I am most grateful you have agreed to meet me at this time.
Başbakanım, bu toplantıda benimle buluştuğunuz için çok minnettarım.
Premier, I believe the present danger can be averted if we act swiftly.
Başbakanım, eğer hızlı hareket edersek, Şu anki tehlikeyi önleyebileceğimize inanıyorum.
The premier is being treated at.
Başkanın tedavi edildiği yer.
Results: 888, Time: 0.0855

Top dictionary queries

English - Turkish