ILK in English translation

first
ilk
birinci
öncelikle
early
erken
ilk
önce
önceden
sabah
başlarında
saatte
initial
ilk
başlangıç
paraf
baştaki
baş harflerini
adınız
parafla
top
üst
en iyi
ilk
baş
en yüksek
silindir
yüksek
üstüne
baştan
bluz
original
orijinal
orjinal
asıl
ilk
özgün
gerçek
esas
köken
earliest
erken
ilk
önce
önceden
sabah
başlarında
saatte
earlier
erken
ilk
önce
önceden
sabah
başlarında
saatte

Examples of using Ilk in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Birinci yılında, sınıfıma ilk girdiğinden beri farklı olduğunu biliyordum.
Ever since you walked in my class your freshman year I knew you were different.
Buraya ilk geldiğin zamanlar böyle değildin. Hayır.
When you were first here you weren't this way. No.
Artık her şey ilk kez gibi olacak.- Evet.
Now everything will be like it's the fiirst time.- Yes.
Beni ilk gördüğün o Monte Carlodaki uçurumu hatırlıyor musun?
Where you fiirst saw me in Monte Carlo? Do you remember that cliff?
Pekala, bataklığın ilk kuralı: Asla panik yapmayın.
Okay, rule number one of quicksand: don't panic.
Crossinge ilk Faun aşçıyı babam getirdi.
To bring on a Faun cook. My father was first in the Crossing.
Crossinge ilk Faun aşçıyı babam getirdi.
My father was first in the Crossing to bring on a Faun cook.
Bu bir ilk… Vazgeçeceğini sanmazdım.
That's a first. I didn't take her for a quitter.
Charles ve ben ilk orada beraberdik. Evet.
Charles and I were first there together, five… Five years ago? Yes.
Dedektif Pascal, olay yerine ilk gelen oydu. Başkomiser Franklin.
This is detective Pascal, she's first on the scene. Captain Franklin.
Buraya ilk geldiğimizde bir ismi vardı. Bilmiyorum.
I don't know. It had a name when we were first through here.
Bilmiyorum. Buraya ilk geldiğimizde bir ismi vardı.
I don't know. It had a name when we were first through here.
Tamam, ilk ben koşup göz korkutucu bir çığlık atacağım.
All right, so I will run in first and use an intimidating shout.
Bay Glover, sizi ilk ziyaret eden Bay Moore olacaktır.
Mr. Glover, I predict your next visit will be from a Mr. Moore.
Teğmen, ilk olarak olay yerinde… ben ve ortağım MacAvoy vardık.
Lieutenant, my partner, Officer MacAvoy and I, were first on the scene.
Voughtın ilk görevi bu, değil mi?
That's always job one at Vought, isn't it?
Dünyadaki ilk şeker endüstrisine sahiptiler.
Their sugar industry was first in the world before the revolution.
Savcının ilk tanığı mı? Deli değilim!
I'm not crazy! 1st witness for the prosecution?
Listeden sileceğim ilk sorunum olabilir. Teşekkür ederim.
Thank you. Maybe this is one problem I can check off the list.
Şey, ilk olarak… yeni yosuncuklarımı nasıl besleyeceğimi bilmiyorum.
I don't know what to feed my new pet mossipede. Well, for starters.
Results: 169546, Time: 0.0356

Top dictionary queries

Turkish - English