PRIORS in Turkish translation

['praiəz]
['praiəz]
sabıkası
criminal
priors
mug
record
rap sheet
rahiplerin
priest
reverend
father
pastor
cleric
monk
preacher
prior
friar
vicar
priorlar
rahipler
priest
reverend
father
pastor
cleric
monk
preacher
prior
friar
vicar
sabıkan
criminal
priors
mug
record
rap sheet
sabıkaları
criminal
priors
mug
record
rap sheet
sabıka
criminal
priors
mug
record
rap sheet
rahip
priest
reverend
father
pastor
cleric
monk
preacher
prior
friar
vicar
rahiplerini
priest
reverend
father
pastor
cleric
monk
preacher
prior
friar
vicar

Examples of using Priors in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No priors on any of them, all happily married.
Sabıkaları yok, hepsi mutlu çiftlermiş.
No priors, no convictions.
Sabıka yok, suçlama yok.
Yeah. You have got a couple priors.
Senin de birkaç sabıkan var. Evet.
That the Priors who represent them are extremely powerful and dangerous.
Onları temsil eden rahiplerin çok güçlü… ve tehlikeli olduğu.
Munch and Fin are checking with Children's Services to see if the family's got any priors.
Ailenin sabıkası olup olmadığını öğrenmek için Munch ve Fin Çocuk Hizmetlerine bakıyor.
You know if she's anything like the priors she may have powers like them.
Bilirsin, eğer rahipler gibiyse onlar gibi güçleri de vardır.
Three priors-- That's 90 days minimum… Mademoiselle.
Üç sabıka doksan günden başlar, matmazel.
Do the MacManus brothers have any priors?
MacManus kardeşlerin önceden sabıkaları var mıydı?
I don't know. I'm starting to think that sending Priors is just the beginning.
Bilmiyorum. Rahiplerini göndermeye başlamalarının yalnızca işin başı olduğunu düşünmeye başladım.
Got any priors, PJ?
Sabıkan var mı, PJ?
Why? Yes. I think it's likely the Priors who are flying the ships?
Sanırım gemileri rahiplerin uçuruyor olması muhtemel. Evet. Neden?
He lives in Sunset with his wife and two kids, and, uh, no priors.
Karısı ve iki çocuğuyla Sunsette yaşıyor ve sabıkası yok.
No priors.
Sabıka yok.
Cable guy's got priors.
Adamın sabıkaları vardı.
And the Priors have that.
Ve rahipler buna sahip.
No priors, a good student.
Sabıkan yok, iyi bir öğrencisin.
Redgrave does have priors.
Ama Redgravein sabıkası var.
No priors, no history of conflict in their texts or emails.
Sabıkaları yok. Mesaj ve e-postalarında anlaşmazlık geçmişi yok.
Look, y-you got priors.
Bak, senin sabıkan var.
No priors for Doyle.
Doyle için sabıka yok.
Results: 226, Time: 0.0595

Top dictionary queries

English - Turkish