PUMPED in Turkish translation

[pʌmpt]
[pʌmpt]
pompaladı
pump
pompalanan
pump
plunger
xucker
pumped
pompalıyordu
pump
pompalanır
pump
plunger
xucker
pompalayıncaya
pump

Examples of using Pumped in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Someone pumped him full of blood thinner.
Biri ona kan incelticisi pompalamış.
But our boys need oxygen pumped into their suits.
Bizim elemanların giysilerine oksijen pompalanması gerekiyor.
I'm so pumped, dude.
Çok heyecanlıyım dostum.
And get pumped.
Ve havaya gir artık.
Do you think todd will be pumped.
Sence Todd gaza gelir mi?
Ask for Dr. Henry when you get her stomach pumped.
Mide yıkanması için Dr. Henryyi çağırın.
Donor support worth billions of euros has been pumped into the country for reconstruction.
Yeniden inşa çalışmaları için ülkeye milyarlarca euro değerinde bağış yapıldı.
I ran until my muscles burned and my veins pumped battery acid. I ran.
Koştum. ve damarlarım asit pompalayıncaya kadar koştum. Kaslarım yanana kadar..
Pumped so much lead in that boy, turned him into a pencil, man.
O çocuğa bu kadar liderlik aşılamak onu bu hale getirdi dostum.
Turned him into a pencil, man. Pumped so much lead in that boy.
O çocuğa bu kadar liderlik aşılamak onu bu hale getirdi dostum.
And pumped full of drugs.
Kaçırılmış ve bir sürü ilaç verilmiş.
Feel pumped? Do you feel pumped?.
Pompalandın mı? Pompalanmış hissediyor musun?
I'm too pumped.
Çok şiştim ben.
Cubic feet, all pumped full of hydrogen.
Hidrojenle şişmiş tam 0,85 metreküp.
All right, get pumped, people.
Pekâlâ, millet, hava girin.
They must have pumped 15 slugs into him.
Üzerine 15 kurşun boşaltmış olmalılar.
And that sucker went nutso, pumped me full of venom.
Yılan delirdi ve tüm zehrini bana boşalttı.
I tell you, I haven't been this pumped since Shanghai.
Şangaydan beri hiç bu kadar hevesli olmamıştım ben, söyleyeyim.
You guys must be so pumped.
Çocuklar çok enerjik olmalısınız.
A big, life-altering moment like this, you gotta get pumped.
Böyle hayat değişten bir anda havaya girmen lazım.
Results: 104, Time: 0.0524

Top dictionary queries

English - Turkish