RABBITS in Turkish translation

['ræbits]
['ræbits]
tavşan
rabbit
bunny
hare
jackrabbit
tavşanlar
rabbit
bunny
hare
jackrabbit
tavşanları
rabbit
bunny
hare
jackrabbit
tavşanların
rabbit
bunny
hare
jackrabbit

Examples of using Rabbits in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The boy has four rabbits, two male and two female ones.
Çocuğun dört tavşanı var, ikisi erkek ikisi dişi.
Rabbits are also present.
Tavşanlarda da bulunabilir.
I'm liberating your rabbits from fascist oppression.
Tavşanlarını faşist baskısından kurtarıyorum.
You said the same thing about our rabbits.
Aynı şeyi tavşanlarımız için de söylemiştin.
An audience limited to the local squirrels and rabbits will have to suffice.
Yerli sincap ve tavşanlarla sınırlı bir dinleyici kitlesi yeterlidir.
You, my little rabbits, you will go in front of me.
Tavşanlarım, siz de önümden ilerleyin bakalım.
I got rabbits, handkerchiefs and ladies of the pole drinking Black Label.
Tavşanlarım, mendillerim ve Siyah Etiketli içen striptizci kızlarım var.
At Mario, to see the rabbits.
Marioyla, tavşanı görmek için gitmiş.
Your breath like baby rabbits on a field abuzz with bees and life.
Nefesin tarladaki tavşancık gibi cıvıldıyor arılarla, hayatla.
Some for the rabbits, some for the resurrection.
Biraz tavşandan dolayı, biraz yeniden dirilişten dolayı.
I thought we would be able to get some hutch rabbits to join us.
Bir kaç kümes tavşanının bize katılabileceğini düşündüm.
Mrs. Palka, remember who stole your rabbits?
Bayan Palka. Tavşanlarınızı kimin çaldığını hatırlıyor musunuz?
We have four rabbits, and one of them bites.
Dört tavşanımız var ve bunlardan biri ısırıyor.
There's a serum for CHIKV derived from the E1 polyclonal antibodies found in rabbits.
CHIKV için, tavşanlarda bulunan E1 poliklonal antikorlarından türetilmiş bir serum var.
All five rabbits were eaten by the hungry wolves.
Beş tavşanın hepsi aç kurtlar tarafından yenildi.
The health inspector came out… and told me that I was dressing my rabbits in a unsanitary condition.
Bir görevli geldi ve tavşanlarımın sağlıksız ortamlarda yaşadıklarını söyledi.
You even forget to feed your four rabbits.
Kendi tavşanlarını bile beslemeyi unutuyorsun.
Tom is the only boy Mary knows who is afraid of rabbits.
Tom Marynin tanıdığı tavşanlardan korkan tek çocuktu.
We don't have any more rabbits.
Ama artık tavşanımız yok ki.
How I get to tend the rabbits. Tell, um, what.
Tavşanlara ne… nasıl bakacağımı anlat.
Results: 1553, Time: 0.0443

Top dictionary queries

English - Turkish