RADIATION in Turkish translation

[ˌreidi'eiʃn]
[ˌreidi'eiʃn]
radyasyon
radiation
radioactivity
rad
radyoterapi
radiotherapy
radiation
ışıması
ışınım
beam
ray
radiation
light
half-line
radyasyonu
radiation
radioactivity
rad
radyasyona
radiation
radioactivity
rad
radyasyonun
radiation
radioactivity
rad
ışınımı
beam
ray
radiation
light
half-line
işın
beam
ray
radiation
light
half-line
ışın
beam
ray
radiation
light
half-line
radyoterapiye
radiotherapy
radiation
ışımaları
ışımasının

Examples of using Radiation in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The storm is drawing immense power from the radiation belt.
Fırtına, ışın kuşağından büyük miktarda enerji çekiyor.
She went through chemo and radiation.
Kemoterapi ve radyoterapiye girdi.
Worked its magic by wearing her down. The radiation, which ultimately put Kate into remission.
Katein hastalığını hafifleten radyoterapi… onu yıpratarak etkisini gösterdi.
Good. Just came to grab the radiation therapy forms.
Güzel. Işın tedavisi formu almaya gelmiştim.
Banner thought gamma radiation might hold the key to unlocking.
Banner, serumun formülündeki anahtarın gama ışımaları olabileceğini düşündü.
Jilly's gonna go through a lot… Radiation, chimo.
Jilly bir sürü şey yaşayacak… radyoterapi, kemo.
Banner thought gamma radiation might hold the key to unlocking Erskine's original formula.
Banner, serumun formülündeki anahtarın gama ışımaları olabileceğini düşündü.
Chemotherapy and radiation.
Kemoterapi ve radyoterapi.
Surgery, chemo, radiation, the works.
Ameliyat, kemoterapi, radyoterapi, iş güç.
You had months of chemo and radiation.
Aylarca kemoterapi ve radyoterapi aldın.
Banner thought gamma radiation might hold the key to unlocking Erskine's original formula.
Banner, gama radyasyonuyla Erskinein formülünü yeniden yaratabileceğini düşündü.
Something to do with gamma radiation.
Gamma radyasyonuyla alakalı bir şey.
We're breathing in all this radiation all the time.
Bu radyasyonlu havayı soluyup duruyoruz.
The radiation was categorized at level four
Radyasyonda dördüncü seviye tespit edildi daha sonra
So, you think the radiation from the missiles will revive Godzilla?
Demek, füzelerdeki radyasyonlu materyali kullanarak Godzillayı diriltme niyetindesiniz?
The pioneer in gamma radiation.
Gama radyasyonunda öncüydü.
And we get our powers from the radiation of a yellow sun, so that means.
Ve güçlerimizide sarı güneşin radyasyonundan alırız, bu demek oluyor ki.
I also hear there's been a massive increase in Kappa radiation.
Ayrıca Kappa radyasyonunda büyük bir artış olduğunu duydum.
She tells me about these radiation cluster bombs she would been working on.
Üzerinde çalıştığı şu radyasyonlu salkım bombalarından bahsetti.
Radiation cluster bombs?
Radyasyonlu salkım bombaları?
Results: 5493, Time: 0.3231

Top dictionary queries

English - Turkish