RADIOS in Turkish translation

['reidiəʊz]
['reidiəʊz]
telsizler
radio
walkie-talkie
wireless
comms
comm
cordless
radyo
radio
station
wireless
telsiz
radio
walkie-talkie
wireless
comms
comm
cordless
telsizleri
radio
walkie-talkie
wireless
comms
comm
cordless
radyolar
radio
station
wireless
radyoları
radio
station
wireless
telsizi
radio
walkie-talkie
wireless
comms
comm
cordless
radyoların
radio
station
wireless

Examples of using Radios in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sir, we have found five mannequins with radios and bombs.
Efendim, telsizler ve bombalarla dolu bir sürü manken bulduk.
All radios need power.
Bütün radyoların elektriğe ihtiyacı vardır.
Fried the radios.
Telsizi kavurdu.
Crystal radios. Henry, could radios be responsible for what's been happening?
Kristal radyolar… Henry, bu yaşananlara radyo yayınları neden olabilir mi?
His radios are garbled. Just wish he had more experience.
Sadece daha tecrübeli olacağını umalım. Telsizleri karışıyor.
Our radios were blocked by residual radiation on the Earth.
Bizim telsizler dünyada kalan radyasyon yüzünden bloke.
We don't allow radios to be played aboard the aircraft.
Uçağımızda radyoların dinlenmesine izin vermiyoruz.
Shit. It fried the radios.
Telsizi kavurdu.- Kahretsin.
put your cell phones, beepers, and radios in the container.
çağrı cihazı ve telsizleri kutuya koymanızı istiyorum.
Radios. I will do radios… phone answering machines, calculators.
Telesekreter veya hesap makinesi de olur. RadyolarRadyoları tamir edebilirim.
Go! Here, I got shortwave radios. Go!
Gidin! Al bakalım, kısa dalga telsizler buldum. Gidin!
It fried the radios.- Shit.
Telsizi kavurdu.- Kahretsin.
I want all private radios impounded.
Bütün şahsi radyoların toplanmasını istiyorum.
The Architect's gonna have exits covered, but the mercs have radios.
Mimar çıkışları tutturacaktır ama askerlerin telsizleri var.
Go! Here, I got shortwave radios. Go!
Gidin! Gidin! Al bakalım, kısa dalga telsizler buldum!
They all had radios, and not one of them had a chance to contact us?
Hepsinin telsizi var ama hiçbiri irtibat kuramıyor mu yani?
His detailed renditions of cars, radios, and engines were more scrupulous than anyone else's.
Arabaların, radyoların ve motorların ayrıntılı tasvirlerini herkesten daha kusursuz resmederdi.
transponders, radios. At 4:53.
uydu alıcısını ve telsizleri kaybetmişler.
I don't have one. All radios were issued out.
Yanımda yok. Bütün telsizler dağıtıldı.
Raven finally figured out the radios. Yes.
Raven sonunda telsizi tamir etmeyi başardı. Evet.
Results: 687, Time: 0.0775

Top dictionary queries

English - Turkish