RAINCOATS in Turkish translation

['reinkəʊts]
['reinkəʊts]
yağmurluk
raincoat
poncho
slicker
trench coat
windbreaker
pardesüyü
coat
raincoats
yağmurluklar
raincoat
poncho
slicker
trench coat
windbreaker
yağmurlukları
raincoat
poncho
slicker
trench coat
windbreaker
giydiği
wear
put
dress
clothes

Examples of using Raincoats in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Luckily, we're both wearing raincoats.
Allahtan, ikimiz de yağmurluk giyiyoruz.
We… we do have raincoats, you know.
Yağmurluklarımız var, biliyorsun ya.
We had a year where we sold 81% of the raincoats in the United States.
ABDdeki yağmurlukların% 81ini satmıştık bir sene.
Make yourself comfortable, while we recycle our raincoats.
Biz yağmurluklarımızı geri dönüştürürken, siz rahatınıza bakın.
Raincoats. You think you're gonna sell those old crappy raincoats?.
Ktan pardesüleri satabileceğini mi sanıyorsun? O b?
Raincoats were my business.
Pardesüler benim işimdi.
You think you're gonna sell those old crappy raincoats?
O b. ktan pardesüleri satabileceğini mi sanıyorsun?
Rudy's the guy buying Morty's raincoats.
Rudy Mortynin pardesülerini alan adam.
Raincoats were my business.
Aynen öyle. Pardesüler benim işimdi.
Rudy's the guy… buying Morty's raincoats.
Rudy, Mortynin yağmurluklarını alan adam.
let's put on those psychic raincoats.
hadi giyelim manevi yağmurluklarımızı.
Morty Seinfeld and I are going into business together, selling raincoats.
Morty Seinfeld ve ben beraber iş yapacağız, pardesü satacağız.
Because of his moths, you're not buying my raincoats?
Onun güveleri yüzünden, benim pardesülerimi almıyor musun?
You know who the Raincoats are?
Raincoatsun kim olduğunu biliyor musun?
They don't have raincoats?
Onların yağmurlukları yok mu?
If it was, it wouldn't have been next to the Dick Tracy raincoats.
Öyle olsa neden Dick Tracy trençkotlarının yanındaki askıda olsun ki?
And raincoats like their husbands.
Pantolon ve trençkot giyerler.
Do you know how many plain men's raincoats we have on a day like this?
Bunun gibi bir günde kaç erkek ceketi olduğunu biliyor musunuz?
I can't believe that you're doing all this just to sell some stupid raincoats.
Tüm bunları yaptığına inanamıyorum. Sırf aptal birkaç ceket satmak için.
Because of his moths, you're not buying my raincoats?
Onun güveleri yüzünden benim yağmurluklarımı mı almıyorsun?
Results: 61, Time: 0.0779

Top dictionary queries

English - Turkish