RAVE in Turkish translation

[reiv]
[reiv]
parti
party
rave
çılgın
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
deli
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
partiye
party
partisi
party
çılgınlık
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied

Examples of using Rave in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
All right, rave rule number one?
Numaralı parti kuralını uyguluyoruz, tamam mı?
Ever plan a rave?
Hiç parti planladınız mı?
No booze'because of my pills and no rave because of my cowbag of a mum.
İlaçlarım yüzünden içki içmek yoktu ve gıcık annem yüzünden parti yoktu.
You never know, maybe the rave would be shit.
Kim bilir, belki parti çok boktan olur.
A rave? It's okay, really. Hey?
Hey, sorun değil, gerçekten. Parti mi?
It's okay, really. A rave? Hey?
Hey, sorun değil, gerçekten. Parti mi?
A rave? Hey? It's okay, really?
Hey, sorun değil, gerçekten. Parti mi?
Hey? It's okay, really. A rave?
Hey, sorun değil, gerçekten. Parti mi?
It's okay, really. Hey? A rave?
Hey, sorun değil, gerçekten. Parti mi?
Big party. There's a dance rave at the prison.
Hapishanede dans partisi. Büyük parti.
I'm on Jake's Arentisocial page, trying to figure out who threw the rave.
Jakein sosyal site sayfasındayım partiyi kimin düzenlediğini bulmaya çalışıyorum.
Who dares disrupt the Goblins' Rave?
Cin partisini kim bozmaya cüret eder?
Because I know what a rave is, Mr. Lump.
Çünkü partinin ne olduğunu biliyorum Bay Hantal.
He got Deva out of that rave and I'm very grateful.
Devayı o çılgınlığından kurtardı ve ona epey minnettarım.
It's a rave, innit?
Bu bir parti, değil mi?
Though not as freaky as the office President's Day Rave.
Tabii Başkanlık Günü ofis cümbüşü kadar da korkutucu olmuyor.
Another rave.
A rave review from The Herald wouldn't hurt your cause.
The Heralddan övgü dolu bir eleştirinin amacına zararı olmaz.
Higgy loves a rave, don't you, Higgy?
Sen de çılgın partileri seviyorsun değil mi, Higgy?
Mate, we will get someone from the rave.
Dostum, festivalden birini alacağız.
Results: 142, Time: 0.069

Top dictionary queries

English - Turkish