DELI in English translation

crazy
çılgın
deli
delice
manyak
saçma
çatlak
kaçık
delirmiş
çıldırmış
mad
kızgın
deli
çılgın
sinirli
kuduz
delice
kaçık
kızdı
delirmiş
öfkeli
insane
deli
çılgın
delice
manyak
kaçık
akıl hastası
delirmiş
çıldırmış
kafayı
aklını kaçırmış
lunatic
deli
manyak
kaçık
çılgın
çatlak
akıl hastası
deliyi
zırdeli
bir meczup
madman
deli
çılgın
manyak
delinin
mecnun
kaçık
manyağın teki
maniac
manyak
manyağı
deli
çılgın
bir manyağı
manyağın teki
bir manyağa
freak
ucube
manyağı
kaçık
manyak
deli
çatlak
anormal
psycho
psikopat
sapık
manyak
deli
çatlak
nuts
fındık
fıstık
deli
kaçık
ceviz
çatlak
taşak
manyağı
manyak
çılgın

Examples of using Deli in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ah evet, deli karın ve diğeri.
Oh yeah, your psycho wife, and the other one.
Deli bir katil. Evet.
Yeah. Deranged killer.
Pat geldi, deli gibiydi ve seni arıyordu.
Pat was here acting like a freak looking for you.
Rabbinin lütfuyla, deli değilsin.
You are not demented by the grace of your Lord.
Ve deli annenle başa çıkmak için bir dosta ihtiyacım var.
And I need a friend there to stand with me against your psycho mom.
Deli bir katil. Evet.
Deranged killer. Yeah.
Bu deli Cumartesi gecesi… Birminghamda Jacoby ailesini öldürdü.
On Saturday night, February 25. This freak killed the Jacobis in Birmingham.
Cidden, rengin adı Deli.
Seriously, the colour's called Demented.
Her yerde babanın o deli kameralarında yoktur değil mi?
Your dad doesn't have like psycho cams everywhere, does he?
Evet. Deli bir katil.
Deranged killer. Yeah.
Deli gibi, falan mı, görünüyorum?
Do I… look like… a freak or what?
Herhalde gün boyunca bizi öldürmeye çalışan deli çocuklardan biriydi.
Probably one of the demented children that's been trying to murder us all day.
Deli herif. Tehdit ve iş engellemekten suçlanacak.
He will be charged with intimidation and obstruction of business. What a psycho.
O deli ebe tam tersini söylemişti.
That deranged midwife told me the opposite.
Seni deli, benimle gelmeni istiyorum!
You freak, I want you to come with me!
Selam dostum.- Evet, benim, seni deli herif.
Yes, it's me, you demented wretch.- Hello Friend.
Deli seri katilin çocukluk evi mi?
Childhood home of a deranged serial killer?
Meksika mı? Deli gibi konuşuyorsun, Luke.
Mexico? You sound like a psycho, Luke.
Demek o yüzden gün boyunca deli gibi davranıyordun.
That's why you have been acting like a freak all day.
Dediğim gibi-- deli.
Like I said… demented.
Results: 14124, Time: 0.0406

Top dictionary queries

Turkish - English