Examples of using Deli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ah evet, deli karın ve diğeri.
Deli bir katil. Evet.
Pat geldi, deli gibiydi ve seni arıyordu.
Rabbinin lütfuyla, deli değilsin.
Ve deli annenle başa çıkmak için bir dosta ihtiyacım var.
Deli bir katil. Evet.
Bu deli Cumartesi gecesi… Birminghamda Jacoby ailesini öldürdü.
Cidden, rengin adı Deli.
Her yerde babanın o deli kameralarında yoktur değil mi?
Evet. Deli bir katil.
Deli gibi, falan mı, görünüyorum?
Herhalde gün boyunca bizi öldürmeye çalışan deli çocuklardan biriydi.
Deli herif. Tehdit ve iş engellemekten suçlanacak.
O deli ebe tam tersini söylemişti.
Seni deli, benimle gelmeni istiyorum!
Selam dostum.- Evet, benim, seni deli herif.
Deli seri katilin çocukluk evi mi?
Meksika mı? Deli gibi konuşuyorsun, Luke.
Demek o yüzden gün boyunca deli gibi davranıyordun.
Dediğim gibi-- deli.