FREAK in Turkish translation

[friːk]
[friːk]
ucube
freak
weirdo
creep
monstrosity
fricking
manyağı
freak
maniac
nut
lunatic
crazy
dogg
kaçık
crazy
freak
lunatic
wacky
insane
mad
wacko
loony
nutty
nutcase
manyak
crazy
maniac
freak
psycho
lunatic
insane
sick
mad
madman
wacky
freak
ag
deli
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
çatlak
crazy
crack
fracture
loco
nutty
freak
lunatic
nutter
loony
psycho
anormal
abnormal
anomalous
unusual
aberrant
unnatural
anomaly
freak
of abnormals
no abnormalities
deviant
ucubeyi
freak
weirdo
creep
monstrosity
fricking
ucubenin
freak
weirdo
creep
monstrosity
fricking
ucubesi
freak
weirdo
creep
monstrosity
fricking
kaçığı
crazy
freak
lunatic
wacky
insane
mad
wacko
loony
nutty
nutcase
kaçığa
crazy
freak
lunatic
wacky
insane
mad
wacko
loony
nutty
nutcase
kaçıkla
crazy
freak
lunatic
wacky
insane
mad
wacko
loony
nutty
nutcase

Examples of using Freak in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He's too disappointed in his freak son.
Çatlak oğlu onu hayal kırıklığına uğrattı.
I shouldn't have said there's gonna be a freak blizzard.
Manyak bir kar fırtınası'' nın geleceğini söylememeliydim.
All right, freak. We don't call people that here.
Tamam, kaçık Burada insanlara böyle demeyiz.
They're kind of… a little bit freak rock, a little noisy.
Biraz… Freak rock yapıyorlar, biraz gürültülü.
the weaver of destinies and manipulative control freak.
manipülatif kontrol manyağı Lakhesisin yüzüğü.
If you kill the freak, I will let your family live.
Eğer ucubeyi öldürürsen, ailenin yaşamasına izin veririm.
She a freak, man.
O kadın çatlak, adamım.
Not that I miss him calling me a freak.
Bana anormal demesini özlediğimden değil.
You're not putting me on that freak wall, are you?
Beni o deli duvarına koymayacaksın, değil mi?
And you will never be a freak cause you're just… too perfect!
Ve sen asla manyak olamayacaksın çünkü fazla kusursuzsun!
Freak. I'm gonna go next door and get my Casio.- Robot.
Robot.- Kaçık. Ben yan tarafa gidip.
St Michael and St George… I hereby knight us… Freak.
St. Michael ve St. George adına bizi'' Freak'' şövalyeleri ilan ediyorum.
And my whole life, I thought I was the freak.
Hayatım boyunca ucubenin ben olduğumu düşünmüştüm.
You wanted the freak to show your doctor chums,
O ucubeyi istiyordunuz, doktor arkadaşlarınıza gösterip,
You think I'm a freak.
Anormal olduğumu mu düşünüyorsun?
Acting like a freak.
Çatlak gibi davranıyorsun.
I know I'm not a freak.
Deli olmadığımı biliyorum.
This freak Jervis did something to my friend,
Manyak Jervis arkadaşıma bir şey yaptı
Robot. I'm gonna go next door and get my Casio. Freak.
Robot.- Kaçık. Ben yan tarafa gidip.
I'm not playing with no freak show, that's for sure.
Ben oynamıyorum s for sure hiçbir freak show ile.
Results: 3528, Time: 0.0944

Top dictionary queries

English - Turkish