Examples of using Ucubesin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sen bir tür ucubesin.
Hey, sen geçen geceki ucubesin.
asla gerçek bir aile olmayacağız. Ucubesin.
Sen canavarsın, ucubesin!
Sen şu sedan arabayla geceleri etrafta dolaşan ucubesin.
O ucubeyle konuşmam ben.
İnsanların ucube olduğumu düşünmesini istemem.
Kafatası ucubesi onu da içine alacak mı?
Belki de baban o ucubeye bilmediğin bir şey yapmıştır.
Kaplan iki ucube saat sürdü bu.
Şu ucubeden uzak dur.
Ucube olduğunu söyledim ona.
Dini ucube insanlar.
Eğer ucubeyi öldürürsen, ailenin yaşamasına izin veririm.
Bana ucube demeleri hiç umrumda değil.
Christine Jorgensen ucubesini biliyor musun?
Hayatım boyunca ucubenin ben olduğumu düşünmüştüm.
Ucube karnaval çalışanını takip etmek ürkütücü olmaz diye korkuyordum.
Hey Ucube. 1843te tuvalet tıkanmış.
Bu ucubeyle, Cennet bitti.