FRICKING in Turkish translation

lanet
shit
goddamn
curse
bloody
hell
fuckin
darn
dammit
friggin
dang
kahrolası
goddamn
bloody
fuckin
hell
dammit
heck
godforsaken
darn
friggin
shit
ucube
freak
weirdo
creep
monstrosity
fricking

Examples of using Fricking in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Oh, Dad! fricking… Sis, I can see your… Shut up.
Kes be. Baba! Kardeşim, senin kahrolası… şeyin meydanda.
They were-- God, the fricking phone is dead.
Onlar da… Olamaz, lanet telefon kesik.
By that time, I had been in New Guinea and the fricking North Pole.
O zamana dek Yeni Gine ve kahrolası Kuzey Kutbunda bulunmuştum.
Get your fricking education.
Alın o lanet eğitimi.
He fricking knows your name.
O pislik adını biliyor.
I smashed my fricking model in your office
Korkunç modelimi burada parçaladım
Fricking white elephant.
Lanet olası beyaz fil.
All that fricking yoga's made my feet bigger.
Lanet olası yoga ayaklarımı kocaman yaptı.
It's like a fricking clicking noise or something.
Lanet olası bir tıklama sesi gibi bir şey.
Those fricking liars.
Şu tuhaf yalancılar.
Fricking head's pounding,
Başım çatlıyor, alkol terliyorum resmen…-…
Fricking sharks.
Siktiğim köpekbalıkları.
My fricking nose!
Lanet olası burnum!
Guys don't wanna fricking get near the woman's purse.
Erkekler, kadınların lanet olası çantasına yaklaşmak istemezler.
In the fricking morning, Edison!
Saat sabahın üçü Edison!
Anthony fricking DiNozzo back on my campus. Can't believe my eyes.
Anthony Kaçık DiNozzo, okuluma geri dönmüş. Gözlerime inanamıyorum.
Fricking newbie, now you're screwed.
Sıçtığım çaylak, şimdi yandın.
Why must I be surrounded by fricking idiots?
Neden, etrafım lanet olası… aptallarla dolu ki?
Open the fricking door.
Lanet olası kapıyı açın.
Fricking agents, man!
Lanet olası ajanlar adamım!
Results: 95, Time: 0.0438

Top dictionary queries

English - Turkish