Examples of using Pislik in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu pislik onun sorumluluğu ve okuyucularımız bunu bilmek zorunda.
Kahretsin! Bu pislik aşağılarda bir yerde.
Yada kendini kusmuk ve pislik dolu bir havuzun ortasında buluyorsun.
Keşke ona'' Dandik, yanlış yola sapmış, pislik dostumuz'' deselerdi.
Bunu duyun, Pellenor, pislik, korkak! Şimdi!
Pislik patronlarımdan biri de değilsin. Yardımcı olabilir miyim?
Ama o pislik herifin yaptıkları yüzünden şirketin batmasından çok korkuyordum.
Lindsay! Seni pislik, bunu sana ödeteceğim!
Bu pislik onun sorumluluğu
Kahretsin! Bu pislik aşağılarda bir yerde.
Yapmayacağı çok şey var. Pislik.
Şimdi. Bunu duyun, Pellenor, pislik, korkak!
Hatta o zaman bile senin gibi pislik bir patronu vardı.
Diğerlerinden daha zeki. Çünkü şu çirkin pislik, yaralı kafa.
Ben bir daha rahatsız etme pislik'', kadının son sözleriydi.
Teşekkürler pislik. Mutlu bir sona.
Bu pislik senin canın sıkarsa,
Meksikalı Hırsız, pislik polis? Haydi, Jerry.
O pislik diktatöre söyle, geri çekileceğim.
Yapmayacağı çok şey var. Pislik.