MANYAK in English translation

crazy
çılgın
deli
delice
manyak
saçma
çatlak
kaçık
delirmiş
çıldırmış
maniac
manyak
manyağı
deli
çılgın
bir manyağı
manyağın teki
bir manyağa
freak
ucube
manyağı
kaçık
manyak
deli
çatlak
anormal
psycho
psikopat
sapık
manyak
deli
çatlak
lunatic
deli
manyak
kaçık
çılgın
çatlak
akıl hastası
deliyi
zırdeli
bir meczup
insane
deli
çılgın
delice
manyak
kaçık
akıl hastası
delirmiş
çıldırmış
kafayı
aklını kaçırmış
sick
hasta
hastalık
iğrenç
sapık
manyak
hastaydı
hastalandı
bıktım
sıkıldım
mad
kızgın
deli
çılgın
sinirli
kuduz
delice
kaçık
kızdı
delirmiş
öfkeli
madman
deli
çılgın
manyak
delinin
mecnun
kaçık
manyağın teki
wacky
kaçık
tuhaf
çılgın
manyak
saçma
çatlak
deli
üşütük

Examples of using Manyak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Her neyse, manyak gibi mükemmeliyetçi olduğu söyleniyor.
Anyway, the word is that she's like this psycho perfectionist.
Manyak Jervis arkadaşıma bir şey yaptı
This freak Jervis did something to my friend,
Se-ju gibi aptal ama zengin olanlara manyak deniyor. -Ne?
Those who are stupid but have money like Se-ju are called a lunatic.-What?
Evet, Kyrkistanda dolaşmak için çok manyak bir vakit seçmiş.
To go sniffing around Kyrkistan. Yeah, well, he picked a pretty insane time.
Manyak Hava Harikalarının altıncı bölümünde görmüştüm.
Saw that on episode six of Wacky Weather Wonders.
Şimdi manyak adam Felicity isimli biriyle ortak olduğunuzu biliyor.
So now a mad man dujour knows you're working with a Felicity.
Seni manyak, tüm bu tantanayı havai fişeklerle oynamak için mi yaptın?
Madman, you, my big thing is the game fireworks?
Nashville manyak dolu Frank.
A lot of nuts in Nashville, Frank.
Seni manyak psikopat! Neye bakıyorsun?
What are you looking at? You sick psychopath!
Bütün manyak katilleri aynı katta tutuyorlar.
They keep all of the psycho killers on the same floor.
Evet, Kyrkistanda dolaşmak için çok manyak bir vakit seçmiş.
Yeah, well, he picked a pretty insane time to go sniffing around Kyrkistan.
Acil servis nedir biliyor musun? Seni manyak.
You lunatic. Do you know what an emergency center is?
Adam manyak bir katil ve ifade vermemi mi istiyorsunuz?
You're telling me this guy's a mad criminal and you want me to testify?
Manyak mı o?
Wacky, is she?
Manyak olmak istemiyorum.
I don't want to be manic.
Ama o manyak bombayı kullanmayı planlıyorsa, şehri boşaltmalıyız.
But if that madman plans to use the bomb, we have got to clear the city.
Adam zaten manyak olduğumu sanıyor intihar noktasında acil görüşme istedim.
The guy already thinks I'm nuts… asking for a suicidal emergency meeting.
Çok manyak görünüyor.
It looks pretty sick.
O manyak silahı nasıl çalıştırıyordunuz, nasıl ateşliyordu?
That psycho rifle, how did you get it to fire crazy like that?
Bu bir seri katil olmanın ilk göstergesi, seni manyak.
That's the first indicator of a serial killer, you freak.
Results: 2517, Time: 0.0523

Top dictionary queries

Turkish - English