INSANE in Turkish translation

[in'sein]
[in'sein]
deli
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
çılgın
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
delice
crazy
insane
mad
madly
nutty
nuts
manyak
crazy
maniac
freak
psycho
lunatic
insane
sick
mad
madman
wacky
kaçık
crazy
freak
lunatic
wacky
insane
mad
wacko
loony
nutty
nutcase
akıl hastası
mental patient
mentally ill
lunatic
insane
's mental
a mental case
loony
deranged
insanity
delirmiş
crazy
madness
going mad
çıldırmış
crazy
freaking out
kafayı
head
high
mind
skull
brain
scalp
cranial

Examples of using Insane in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A new security measure… the union is going to institute Until this insane killer is apprehended.
Bu çıldırmış katil yakalanana kadar… Dernek yeni güvenlik tedbirleri uygulayacaktır.
My ex-girlfriend hates me, And my partner at work might be… Mildly insane.
Eski sevgilim benden nefret ediyor ve iş ortağım biraz kaçık.
Yeah, well, he picked a pretty insane time to go sniffing around Kyrkistan.
Evet, Kyrkistanda dolaşmak için çok manyak bir vakit seçmiş.
Blackwood's insane.
Blackwood delirmiş.
Most people would go insane.
Çoğu insan kafayı yerdi.
Clearly, Barbara June was insane, and police had the wrong woman.
Barbara June aklını kaçırmış olduğu belliydi ve polis yanlış kadını yakalamıştı.
I feel like I'm going insane.
Zıvanadan çıkıyorum gibi hissediyorum.
Your husband has just been declared insane.
Kocanız az önce akıl hastası ilan edildi.
I woke up in Hell… because this world is insane.
Bu dünya çıldırmış olduğu için cehennemde uyandım.
I can't believe I haven't even told you, how insane my parents are being.
Anne ve babamın ne kadar manyak olduklarını sana söylemediğime inanamıyorum.
Linc, this guy's insane. Come on, Linc.
Linc, bu adam delirmiş. Hadi Linc.
I went with Chaz, who you forgot to tell me is totally insane.
Chaz ile birlikte gittim, bana tamamen kaçık olduğunu söylemeyi unuttuğun kişi.
We will drive him insane until Dussera.
Dusseraya kadar kafayı sıyıracak.
He must be insane.
Aklını kaçırmış olmalı.
You want me to get insane?
Zıvanadan çıkmamı mı istiyorsun?
Because this world is insane. I woke up in Hell.
Bu dünya çıldırmış olduğu için cehennemde uyandım.
She's not insane.
O akıl hastası değil.
Come on, Linc. Linc, this guy's insane.
Linc, bu adam delirmiş. Hadi Linc.
All I want to do is get out of this rotten, insane town!
Tek istediğim bu berbat, kaçık kasabadan gitmek!
He must have gone completely insane after being shot in the head.
Tamamen aklını kaçırmış olmalı. Kafasından vurulduktan sonra.
Results: 2523, Time: 0.1401

Top dictionary queries

English - Turkish