DELICE in English translation

crazy
çılgın
deli
delice
manyak
saçma
çatlak
kaçık
delirmiş
çıldırmış
insane
deli
çılgın
delice
manyak
kaçık
akıl hastası
delirmiş
çıldırmış
kafayı
aklını kaçırmış
mad
kızgın
deli
çılgın
sinirli
kuduz
delice
kaçık
kızdı
delirmiş
öfkeli
madly
delice
deli gibi
delicesine
çılgınca
nutty
çatlak
çılgın
deli
kaçık
fındıklı
delice
üşütük
nuts
fındık
fıstık
deli
kaçık
ceviz
çatlak
taşak
manyağı
manyak
çılgın
craziest
çılgın
deli
delice
manyak
saçma
çatlak
kaçık
delirmiş
çıldırmış
crazier
çılgın
deli
delice
manyak
saçma
çatlak
kaçık
delirmiş
çıldırmış

Examples of using Delice in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Şimdiye kadar bir kadınla en delice ne yaptın?
What is the craziest thing you have ever done with a woman?
bilmek istedin onu delice seviyorum.
I love him madly.
Peki, geri gelmek için daha delice olmak gerekir.
Okay, somebody nuts is coming back to be more nuts.
Jack, şuraya baksana. Delice olduğunu biliyorum ama.
I know it's nutty, but… Jack here… He kind of looks like her.
Bu en delice fikirlerinden biri ve bugüne kadar delice fikirlerin çok olmuştu.
This is one of your crazier ideas, and that is a competitive field.
Bundan çok daha delice hikayeler duydum.
That's not even close to the craziest story I have ever heard.
Kafes dışında! Tamam, delice davranıyorsun, Wayne!
Okay, you're acting nuts, Wayne. Out of cage!
Jack, şuraya baksana. Delice olduğunu biliyorum ama.
He kinda looks like her. but Jack here, he… I know it's nutty.
Açıkçası, daha delice şeyler… gördüm.
A lot crazier things. Honestly, I have seen.
Bu, hayatta duyduğum en delice şey.
That's the craziest thing I ever heard.
Ölmek için güzel bir gün- Dışarıdan gelsede delice.
Good day to die♪-♪ Out loud, it sounds completely nuts♪.
hayır aslında o delice çekici değil.
he's not madly exciting.
Tamam yine de geçerli çünkü… bütün komploların delice olduğunu düşünmenizi istiyorlar.
Still applies because they want you to think all conspiracies are nutty.
Kızıl Denizin ayrılmasından delice değil.
No crazier than the Red Sea parting.
Bu babamın yaptığı en delice şey.
This is the craziest thing Father ever did.
Naber? Ben… Bu kulağa delice gelecek.
I, um… What's up? God, this is gonna sound nuts.
Kasabaya gürledi ve uçurumlarda gürledi, ve sahili delice indirdi.
And brought the coast down, madly. It thundered at the town and thundered at the cliffs.
Bu çok daha delice.
That's so much crazier.
Bazen, Kevin, delice şeyler söylüyorsun.
Sometime, Kevin, you say the craziest things.
Naber? Ben… Bu kulağa delice gelecek.
This is gonna sound nuts. What's up? I.
Results: 2105, Time: 0.0369

Top dictionary queries

Turkish - English