CRAZIER in Turkish translation

['kreiziər]
['kreiziər]
çılgınca
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
deli
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
delice
crazy
insane
mad
madly
nutty
nuts
delirtir
crazy
madness
going mad
manyak
crazy
maniac
freak
psycho
lunatic
insane
sick
mad
madman
wacky
saçma
ridiculous
nonsense
bullshit
stupid
absurd
silly
crazy
rubbish
dumb
preposterous
çılgın
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
çılgınlaşıyor
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
çıldırtıyordu
crazy
freaking out

Examples of using Crazier in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Just crazier by the day, huh?
Gün geçtikçe çılgınlaşıyor, değil mi?
I will show you something even crazier. You know what?
Sana daha çılgın bir şey daha göstereceğim Biliyor musun?
Well, crazier.
Yani, daha delice.
The crazier they are, the more the crowd likes it.
Hepsi öyle. Ne kadar çılgın olurlarsa, o kadar seviliyorlar.
Your behaviour keeps getting crazier and wilder.
Davranışların gittikçe daha da çılgınlaşıyor ve yabanileşiyorsun.
Crazier than you think.
Düşündüğünden daha delice.
Crazier than Kelly, greater than Grock! The kiddies' favourite!
Kellyden daha çılgın! Grocktan daha büyük!
This is gettin' crazier by the minute.
Bu iş her dakika daha da çılgınlaşıyor.
From five different Earths… No crazier than marrying the same woman I know.
Beş farklı dünyadan aynı kadınla evlenmek kadar delice değil.
Crazier than Kelly, greater than Grock! The kiddies' favourite!
Kellyden daha çılgın! Grockdan daha büyük!
This is getting crazier by the minute.
Bu dakikada bir çılgınlaşıyor.
From five different Earths… I know. No crazier than marrying the same woman.
Beş farklı dünyadan aynı kadınla evlenmek kadar delice değil.
There's nothing more reassuring than realizing that the world is crazier than you are.
Dünyanın senden daha çılgın olduğunu fark etmekten daha güven verici bir şey yok.
It gets crazier.
Olay daha da çılgınlaşıyor.
No crazier than marrying the same woman I know. from five different Earths.
Beş farklı dünyadan aynı kadınla evlenmek kadar delice değil.
All right. I don't know who's crazier, Bradley or us.
Bradley ya da biz. Kimin daha çılgın olduğunu bilmiyorum, Tamam.
No crazier than marrying the same woman from five different Earths.
Beş farklı dünyadan aynı kadınla evlenmek kadar delice değil.
us. I don't know who's crazier.
biz. Kimin daha çılgın olduğunu bilmiyorum, Tamam.
Crazier than you being kidnapped?
Kaçırılmandan daha mı delice?
Crazier than Kelly, greater than Grock! The kiddies' favourite!
Grockdan daha büyük! Kellyden daha çılgın!
Results: 313, Time: 0.13

Top dictionary queries

English - Turkish