DEMENTED in Turkish translation

[di'mentid]
[di'mentid]
bunak
senile
old
fool
man
geezer
fart
demented
dotard
coot
doddering
deli
crazy
mad
insane
lunatic
madman
maniac
freak
psycho
nuts
deranged
çılgın
crazy
mad
wild
insane
freaky
lunatic
madman
wacky
nutty
frenzied
kaçık
crazy
freak
lunatic
wacky
insane
mad
wacko
loony
nutty
nutcase
delirmiş
crazy
madness
going mad
manyak
crazy
maniac
freak
psycho
lunatic
insane
sick
mad
madman
wacky
demanslı
demented

Examples of using Demented in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Demented and sad, but social?
Çılgın ve üzücü ama sosyal doğru mu?
I find my own clues, you demented lollipop!
Ben bulurum, seni manyak lolipop!
Yes, it's me, you demented wretch.- Hello Friend.
Selam dostum.- Evet, benim, seni deli herif.
Would agree to something like that? What kind of demented idiot?
Ne tür aptal bir kaçık böyle bir şeyi kabul eder?
Demented old circus monkey.
Bunak, yaşlı sirk maymunu.
Demented and sad, but social, right?
Çılgın ve üzücü ama sosyal doğru mu?
He sold demented cats.
Delirmiş kediler satardı.
Cecil says video games turn people into demented sociopaths.
Cecil, video oyunlarının insanları demanslı sosyopatlara dönüştürdüğünü söylüyor.
I find my own clues, you demented lollypop!
Ben bulurum, seni manyak lolipop!
Like I said… demented.
Dediğim gibi-- deli.
What kind of demented idiot would agree to something like that?
Ne tür aptal bir kaçık böyle bir şeyi kabul eder?
Like a demented old circus monkey.
Bunak, yaşlı sirk maymunu.
You know, there's something seriously demented about you?
Burada ciddi olarak senin hakkında çılgın bir şey var, bunu biliyor musun?
The only possible answer would conclusively prove that I'm… either unconscious or demented.
Verilecek tek cevap, şuursuzluğumu ya da delirmiş olduğumu kanıtlardı.
The guy's the jeffrey dahmer of hit men. demented muscle.
Adam kiralık katillerin Jeffrey Dahmerı. Demanslı kas.
The cat salesman was not demented.
Kedi satıcısı deli değildi.
A demented, cruel, evil.
Kaçık, zalim, kötü.
You look like a proud, demented father. Love lost.
Tıpkı bunak babaları gibi onlarla gurur duyuyorsun.
Demented daddy dexter.
Çılgın babacık Dexter.
You are not demented by the grace of your Lord.
Sen Rabbinin nimetiyle delirmiş değilsin.
Results: 175, Time: 0.0781

Top dictionary queries

English - Turkish