RAY in Turkish translation

[rei]
[rei]
ray
rail
track
rayi
ray
rayin
ray
ışın
ray
beam
light
lightsaber
radiation
raye
ray
ışını
ray
beam
light
lightsaber
radiation
rayden
rail
track
işın
ray
beam
light
lightsaber
radiation
rayın
rail
track
ışınını
ray
beam
light
lightsaber
radiation
rayde
rail
track

Examples of using Ray in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Show me a piece of future technology.- Ray guns.
Işın tabancaları.- Bana ileri teknoloji birşey göster.
I am?- Keep an eye on Marty and Ray.
Gözünü Marty ve Rayden ayırma.- Ben mi?
Honestly, it's like they want me to steal the gigantic death ray.
Dürüst olmak gerekirse, sanki büyük ölüm ışınını çalmamı istiyorlar.
Or a gamma ray burst discharging at the exact millisecond that wormhole.
Ya da solucan deliği tekillikten geçmekte olduğu… milisaniye içinde bir gama ışını patlaması oldu.
Even Liberty's husband, Ray Ray, was in the routine.
Libertynin kocası, Ray Rayın bile bir işi vardı.
So Ray killed him.
Rayde onu öldürdü.
Ray guns. DR. SILBERMAN ON TAPE: Show me a piece of future technology.
Işın silahı. Bana geleceğin teknolojisinden bir parça göster.
If you're referring to my client crazy ray, He was found innocent.
Eğer müşterim çılgın Rayden bahsediyorsan masum bulundu.
Chaotica fires his fiendish death ray.
Chaotica şeytani ölüm ışınını ateşler.
Psionic Inhibitor Ray.
Psiyonik inhibitör ışını.
She told me that Ray drives his old van from his job to save money.
O bana Rayın para biriktirmek için eski kamyonetini işinde kullandığını söyledi.
Ray is happy. I am happy.
Rayde mutlu.- Mutluyum.
That makes us… They have a ray of some kind… forget. No.
Hayır. Işın gibi bir şeyleri var… unutturuyor.
And one day she called me up… and she said she was leavin' T. Ray.
Ve bir gün beni aradı ve T. Rayden ayrıldığını söyledi.
Jennifer, fire up that heat ray!
Jennifer, ısı ışınını ateşle!
Just as sure as I am that Ray is not getting out of this!
Rayın bundan kolay kolay kurtulamayacağına emin olduğum kadar!
And ray is quite a girl himself.
Rayde kendine göre bir kız.
Forget. They have a ray of some kind… that makes us… No.
Hayır. Işın gibi bir şeyleri var… unutturuyor.
Filling up the car and Rachel Ray. I think it's going to take more than.
Arabaya benzin almaktan ve Rachael Rayden fazlası gerekecek.
Ray has trouble meeting new people.
Rayın yeni insanlarla tanışma sorunu var.
Results: 17721, Time: 0.1886

Top dictionary queries

English - Turkish