REFUELING in Turkish translation

yakıt ikmali
refueling
yakıt almak
refueling
bir yakıt
fuel
refueling
baðlama
refueling
yakıt ikmal
refueling

Examples of using Refueling in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There has to be a refueling stop between here and Hawaii.
Hawaii ve burası arasında yakıt ikmali için durmamız gerekecek.
The place for the refueling has also been used for the recharging connection.
Bağlantı yerlerini kalafatlamak için de reçine kullandılar.
Refueling tanker is on the way.
Yakıt tankeri yolda.
The refueling ship is a submarine.
İkmal gemisi bir denizaltı.
This bird will go 400 miles without refueling.
Bu kuş ikmal yapmadan 600 km.
There's an unmanned refueling station off the coast of France.
Fransa sahilinde insansız bir akaryakıt istasyonu var.
Extend themaru's refueling probe.
Marunun yakıt sondasını çıkar.
Refueling probe extending.
Yakıt sondası çıkarılıyor.
Extending refueling probe.
Yakıt sondası çıkarılıyor.
The refueling ship is undoubtedly a submarine.
İkmal gemisi bir denizaltı.
I'm gonna need some help refueling out at Dragon's Peak.
Ejderha Tepesinde yakıt için yardım lazım.
Meet me at the refueling station.
Benimle yakıt istasyonunda buluşun.
I'm told midair refueling would be beyond my abilities.
Hava ikmalinin yeteneklerimin ötesinde olduğunu söylediler.
Once they hook up the tylium hoses… we take out the guards and blow their refueling station.
Tiliyum pompasını taktıklarında nöbetçileri halledip, yakıt istasyonunu havaya uçuracağız.
Chopper's refueling to fly you home.
Helikopter sizi evinize uçurmak için; benzinle dolduruluyor.
Every fifth cycle, the ship docks with the Argon refueling tower.
Her beş döngüde gemi Argon yakıt kulesi rıhtımına yanaşır.
Refueling in Messina was complicated by the declaration of Italian neutrality on 2 August.
Messinada yakıt ikmali, İtalyanın 2 Ağustosta tarafsızlığını ilan etmesi sebebiyle karmaşık bir hal aldı.
The fighter planes denied permission to land in any of the European democracies for refueling were refueled in flight.
Avrupa ülkeleri savaş uçaklarına yakıt ikmali için iniş izni vermeyince ikmal havada yapıldı.
When the plane landed in Rome for refueling, he issued the same demands as the Schleyer kidnappers,
Uçak yakıt almak için Romaya indiğinde Akaçe Schleyeri kaçıranlar gibi kimi taleplerde bulundu:
The local sheriff and I seem to be at a huge refueling station of some sort.
Bölge şerifi ve ben bir çeşit anlaşmazlık yüzünden büyük bir yakıt istasyonunda mahsur kaldık.
Results: 84, Time: 0.059

Top dictionary queries

English - Turkish