RIBS in Turkish translation

[ribz]
[ribz]
kaburga
rib
galbi
spareribs
a rib-eye
costal
pirzola
chop
rib
cutlet
steak
spareribs
mutton
rib eye steak
kaburgalar
rib
galbi
spareribs
a rib-eye
costal
kaburgası
rib
galbi
spareribs
a rib-eye
costal
kaburgaları
rib
galbi
spareribs
a rib-eye
costal
pirzolalar
chop
rib
cutlet
steak
spareribs
mutton
rib eye steak
pirzolaları
chop
rib
cutlet
steak
spareribs
mutton
rib eye steak
pirzolası
chop
rib
cutlet
steak
spareribs
mutton
rib eye steak

Examples of using Ribs in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Trey, get those ribs in the fridge, please.
Buradaydı. Trey, pirzolaları buzdolabına koy lütfen.
They got pretty good ribs here too.
Burada da gayet güzel pirzolalar var.
Broken ribs, a broken nose, three or four broken teeth.
Kırık burun, 3 ya da 4 kırık diş.- Kırık kaburgaları.
I'm sorry if I was a little rude, I got to get those ribs.
Kaba davrandıysam üzgünüm. Pirzolaları almak zorundayım da.
If I were gonna stay for something… I would stay for the ribs.
Eğer bir şey için kalacak olsaydım, pirzolalar için kalırdım.
School cafeteria ribs. Oh, my God.
Aman tanrım. Okul yemekhanesi pirzolaları.
Yeah, well, these ribs are delicious.
Evet, bu pirzolalar çok lezzetli.
These ribs are so great. Oh, God.
Oh, Tanrım. Bu pirzolalar o kadar harika ki.
Oh, God. These ribs are so great.
Oh, Tanrım. Bu pirzolalar o kadar harika ki.
Abrasions on her elbows, ribs, and knee caps go down to the bone.
Dirseklerinde, kaburgalarında ve diz kapaklarındaki sıyrıklar… kemiğe kadar gidiyor.
Minimally responsive, compound fractures to the ribs, both tibia.
Düşük düzeyde duyarlı, kaburgalarda, her iki kaval kemiğinde birleşen kırıklar.
Three broken ribs.
Üç kaburgam kırıldı.
You need to use force to get the tube between the ribs, then pop it through the pleura.
Tüpü kaburgalardan geçirip pleraya ulaşmak için güç kullanmak zorundasınız.
One of your cat's broken ribs pierced his lung.
Kırılan kaburgalarından biri kedinizin ciğerini delmiş.
Healed fractures in both arms and ribs.
Kol ve kaburgalarda iyileşmiş kırıklar.
Put yοur hands οntο yοur ribs.
Ellerinizi kaburgalarınızın üzerine koyun.
Three ribs broken!
Üç kaburgam kırık!
Do I smell Jay's famous ribs?
Jayin meşhur kaburgalarının kokusunu mu alıyorum?
Silly rabbit, is hit in the ribs.
Aptal tavşan kaburgasına tekmeyi yer.
Breaking your ribs won't kill you.
Kaburganın kırıIması seni öldürmez.
Results: 1569, Time: 0.0426

Top dictionary queries

English - Turkish